• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278

    Fındığa Ancak Sıra Geldi?

    21.09.2017 08:21
    Ahmet Rıza Güner / Yazar

    Ahmet Rıza Güner / Yazar

    Türkiye'de ekilebilir tarım arazileri her geçen gün azalıyor.  Uygulanmakta olan tarım politikaları nedeniyle, çiftçilerin son yıllarda Belçika büyüklüğündeki tarım arazisini ekmekten vazgeçtiği söyleniyor.
    Buğday ve arpaya verilen para komik düzeyde. Hayvancılık yapmayan bir çiftçinin tarlaya ekim yapması karlı değil. Devlet tarlayı ekene değil de arazisi olana para verince üretimi baltalamış oluyor. Oysa üretim yapana destekleme vermeli ki, dışarıdan gıda ithalini azaltabilelim ve sıfıra indirelim.

    Genç nüfus köydeki yaşam koşulları nedeni ile kente göç ediyor ya da ettiriliyor. Geride kalan yaşlı nüfus da hayvancılık yapamıyor. Böylece çift taraflı kayıp yaşanıyor. Helm çiftçi hem de devlet dışarıdan hem et hem de gıda maddesi satın alıyor. Bizi yönetenlerin bunları görmesi gerekiyor. 
    Siz eğer köylerden okulları kaldırırsanız , olanları da desteklemezseniz ne köyde kalan genç nüfus bulabilirsiniz ne de istekli giden öğretmen. Böylece köyler bir başına bırakılmış olur. Kente göçün nasıl önleneceği belli iken ve bizim de tek kurtuluşumuzun bu olduğu meydanda iken hala kente göçün mecbur bırakılması doğru değildir. Tüm siyasilerin (bu sadece iktidara bırakılacak  bir sorumluluk olmamalıdır) farklı poltikalarla kentten köye göçü teşvik edici programları olması gerekiyor.Sadece beton yol yaparak ve asfalt üzerine ince peynirli misali asfalt dökerek bunlar olmuyor.
    Buğday ABD’den ,arpa Ukrayna’dan, mercimek Kanada’dan.Bizde ses yok. 
    Et ithal edildi, yine ses yok.
    İşçi ücretleri yerlerde, tık yok.
    Alım gücü düştü, karşı çıkma yok.
    E sıra fındığa gelince sen görürsün tehditleri havada savruluyor. 
    Sıra bize gelmeden BİR olup hakkımızı aramalıydık.
    Köylü olmadan bu ülke olmaz. ‘’Köylü milletin efendisidir’’ diyen Atatürk, ithal ettiğimiz ürünleri görseydi, kahrolurdu herhalde.

    Köylerimizi yaşanır hale getirmeliyiz.  Kredi kartı, kira ve kredi sarmalından kurtulmalıyız. Köydeki o temiz yaşama dönebilmemiz için el birliği ile projeler üretmeliyiz. 
    Soru şu? Bir insan köyden, o temiz ve durgun yaşamdan kente ne için göç eder?
    Bunları oturup tartışmalı ve ortak bir yol bulmalıyız. Tüm sivil toplum kuruluşları, partiler, sendikalar oturmalı ve beraberce yapmalıyız. Bu şimdinin sorunu değil aslında. 1950 den beri Amerika’nın ülkemizde uyguladığı politikalar sonucunda olmuştur. Şu parti ya da bu parti suçlaması bizi hiçbir yere götürmez. BİR olursak çözülecek sorunlardan biridir bu.
    Bilim, sanat, teknoloji, eğitim, sağlık gibi birçok alanda gerideyiz. Ama en çabuk bu alanda , tekrar eski etkin halimize dönebiliriz. Çünkü burası Anadolu’dur. 

    Şu anda fındıktır görünen. Yarın kiraz olur , diğer gün vişne. Mesele üreticinin elinden mahsülünü yok pahasına alıp onu yoksul bırakanlara karşı top yekün karşı durabilmektir. Ne zaman ki Trabzon’daki  fındıkçı, Afyon’daki vişneci için, Gaziantep’teki fıstıkçı, Tekirdağ’daki ayçiçeği üreticisi için, Rize’deki çaycı Edremit’teki zeytinci için ayağa kalkar; işte o zaman BİR oluruz.

    Mesele fındık değil, mesele alınteridir.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Garip
    02 Ekim 2017 Pazartesi 13:13
    13:13
    Uzun zamandır ilk defa halk parti kokan bir yazıyı haklı buluyorum.
    79.123.174.201
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim