• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242

    Devenin Günahını Almayalım!

    02.10.2016 13:52
    Ali Kemal Yazıcı / Yazar

    Ali Kemal Yazıcı / Yazar

    Çeşitli dönemlerde Trabzonspor’da başarılı olamadıkları gerekçesiyle gönderilen ve Karabükspor forması altında birleşen eski Trabzonsporlu futbolcuların formlarının merak edildiği maçta bu futbolcuların artı motiveyle sahaya çıktığını görmedim.
    Ev sahibi ekibin tek avantajı bu motivasyon olacak görüşü hakim olsa da sükunetleri dikkatten kaçmadı. Temkinli ve önce gol yememe amacıyla sahaya çıktılar,  ayrıca birazda ders çalışınca haftayı kayıpsız kapatmaları normal oldu.
    Bu arada bu maçın sadece ilk yarısını izleyenler Trabzonspor'un rahat kazanacağını, sadece ikinci yarıyı izleyenlerin ise farkın daha da fazla olacağı görüşünde birleşirler.
    İkinci yarıda Trabzonspor'un hızını keserek ilk yarıda ki orta alandaki zaafını gideren Karabüksporlu futbolcular derslerine iyi çalıştılar ve ilk yarıda Trabzonspor'un mutlak gol pozisyonlarını cömertçe harcamasının bedelini ağır ödettiler.
    İlk yarıda Ceyhun Gülselam'ın da aralarında yer aldığı savunma bloğu ile arkaya yaslanan ev sahibi ekip karşısında diri olan Trabzonspor, bu alanı Okay ve Aytaç ile kapatırken, Mehmet ve Bero ile üçüncü bölgeyi destekleyerek hücum etkinliğini ele geçirdi. Ev sahibi ekip bu çırpınış içerisinde üçüncü bölgeye topu taşıyıp Yatabare, Traore ve İlhan ile buluşturamayınca 40 dakika Trabzonspor'a adeta hücum antrenmanı yaptırdı. Bu yarıda Trabzonspor'un en belirgin artısı hücumları sonlandırması ve kontra yememesiydi. Her ne olursa olsun sonuç üretilemeyen pozisyonlarda topun dışarı atılması, ya da faul yapılması belli ki bir taktik uygulamasıydı.
    İkinci yarı öncesinde ne oldu, ne bitti, ne yaşandı bilmiyorum ama bildiğim bir gerçek var ki Trabzonspor'un ilk yarıda ki anlayışını soyunma odasında bıraktığıydı.
    Hemen bu yarının başında ikinci bölgede etkinliğini hissettiren ev sahibi ekip, Trabzonspor'un direncinin kırılmasıyla oyun üstünlüğünü de, hücum etkinliğini de eline geçirdi. Hele ki geri düşüldükten sonra Okay'ın dışarı alınmasını anladım da Aytaç'ın eski deyimle libero oynamasının açıklamasını biri yapar umarım. Bir takım, futbolcularının tamamı kendi ceza alanı içindeyken nasıl gol yer anlamak mümkün değil. Alan paylaşımı yok, adam paylaşımı hak getire. Hal böyle olunca bir takımdan bahsetmek zor olur.
    Orta alanı çöken Trabzonspor, skor olarak da geri düşünce en önemli hastalığının pençesinde farktan kurtulamadı.
    Skor olarak da, oyun olarak da darmadağın olan Trabzonspor'da taraftar desteğinin işe yaramaması taktiksel bir sorun değil…
    Sonuç olarak Trabzonsporlu futbolcular ya kafalarına göre takılıyor, ya da forma dışında bir güçleri yok.
    Hani deveye sormuşlar ya, boynun neden eğri diye.
    İşte öyle bir şey, ama bizimkisi deveden beter…

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim