• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312

    “Deniz Canavarları” ve Erdoğan Bayraktar

    09.11.2012 12:56
    Hayri YILDIZ / yazar

    Hayri YILDIZ / yazar

     

    Düzensiz konut alanları ile ilgili yasal ve yönetsel düzenlemeler, oldukça uzun bir geçmişi olan düzenlemelerdir.

    Ancak,kırsal bölgelerin “itme gücü” ve kentlerin “çekme gücü” olgusunun iç göçleri hızlandıran etkisiyle ve mülkiyeti başkalarına ya da hazineye ait olan arsa ve araziler üzerine yapılan izinsiz konut alanlarının oluşturduğu çarpık kentleşme, hızlı nüfus artışı ve kentsel konut arsası arzı ile ilgili sorunların aşılamamış olması ve konut maliyetlerinin ortalama gelir düzeyinin oldukça ötesinde bulunması “barınma” gereksiniminin doğal bazı süreçler içinde giderilmesi zorunluluğunu doğurmuş ve sonuç itibariyle demevcut düzenlemelerle bir türlü önüne geçilemeyen ve ülkemizde giderek sayısı artan ve kapsadığı alanı genişleyen düzensiz konut alanları ortaya çıkmıştır.

     

    Bu gelişme merkezi ve yerel yönetim temsilcilerini sürekli olarak endişelendirmiş ve çözümü için önlemler almaya zorlamıştır.

     

    Ancak mevcut düzenlemeler ya da kanun ve yönetmelikler, esas itibarıyla önleme, tasfiye ve ıslah fikirlerini içermişse de uygulamada gerek finansal kaynakların sınırlı ya da yetersizliği, gerek merkezi planlamada kümelenen yetki ve kaynak devrinin bir türlü yerel yönetimlere aktarılamaması ve bunun yanında ise en önemlisi yönetim ve örgütlenme yetersizliklerinden kaynaklanan “kurumsal” nitelikli sorunların bir türlü aşılamamış olması, sorunu kronikleşmiş yapısıyla bu güne taşımıştır.

     

    Ve nihayet son bir yıl içinde, her türlü çevre kirliliği ile olumsuzlaşmış kent yapısının yeniden tanzimiyle ilgili kentsel büyümeyi yönetmek, yönlendirmek ve denetlemekamaçlı ve bu konuda bir devrim niteliği taşıyan Çevre ve Şehircilik Bakanlığıkuruldu ve başına yerinde bir seçimle usta bir kent tasarımcısı olanhemşerimiz Erdoğan Bayraktar getirildi.Kısa bir zamanda planlanan “kentsel dönüşüm” projeleriyle işe başlanmış, ancak hemen işin başında, reform niteliğindeki her uygulamada olduğu gibi,“kaotik-statik” yapının engellenmeleri ile karşı karşıya gelindiği görülmektedir.

     

    Medya Trabzon, olayı “ Erdoğan Bayraktar neden çileden çıktı?” sorusu ve yorumuyla ekrana taşıdı.

    Yazılı yerel basındaise “Oflular gerildi” başlıkları dikkati çekti.

                                                             ***

                Biz ise olayı, ünlü İslam düşünürü İbn-i Haldun’un (1332-1406) geçmiş dünyaların derinliklerinden süzülen bir tarihsel eleştiri yöntemi ile örneklendirip okurlarımızla paylaşalım istedik.

     

                Döneminde yüksek politik ve akademik görevlerde bulunan İbn-i Haldun’un tarih ve kültür felsefesi teorisi, dünya çapında bir örneği olmadığı yönüyle tanınır bilim dünyasında.

     

     Farklı farklı perspektiflerden, farklı farklı geçmiş dünyaları, ama farklı farklı şimdiki zaman dünyaları da ortaya çıkarmakla geliştirdiği metodolojisiyle olayları, farklı örnekler üzerinden tartışır ve vereceğimiz örneğiyle tarihsel bir eleştiri yöntemi geliştirir.

     ***

    Deniz canavarlarının, fetihçilerin şehir kurmalarına engel oldukları bir dünyada, İbn-i Haldun, tarihçilerin yazdıkları arasında, Büyük İskender’in İskenderiye’yi kurmasında bu tür canavarların engel olduklarını, işçilerini korkuttuklarını okumuştu.

     

     Buna göre Büyük İskender, cam bir muhafaza içinde denizin dibine inmiş, orada canavarların resmini çizmiş ve sonra bu çizimlere göre demir resimler yapıştırıp bunları deniz kenarına koydurmuş.  Canavarlar işçileri rahatsız etmek için yeniden ortaya çıktıklarında, bu resimleri görüp korkmuşlar ve kaçmışlar.

     

              Büyük İskender böylelikle, ancak şehri inşa edebilmiş.

    İskender ve deniz canavarları hakkında yazılanlar, dönemin koşulları da dikkate alındığında, sosyolojik ve fizyolojik yasalar temelinde zorunlu olarak yanlış ve böyle bir şimdiki zamanın gerçekleşebilme olasılığının hiç olamayacağı düşünülse bile,  “görünmeyeni gören” vizyon sahibi insanların rolünün yalnızca geçmişi kavramak değil, insan toplumlarının gelişme ve çöküşlerindeki genel yasalarını da bulmak ve böylece bir tahminler yetisine sahip olmakla güvenli bilgiye ulaşabilirlerancak.

                                                               ***

     Her “yenilenme” atılımlarının kendi anti-tez canavarlarını harekete geçirdiği bilincine varmanın yanında, bu misyonu üstlenen kadrolar,“statik yapı”dan beslenen güçler tarafından kullanılan ve insan doğasından kaynaklanan “negatif selection” üreten unsurları da ikna etmeye çalışmaz.  Gereği de yoktur, faydası da.

               Bu itibarla bu zor görevin “bayraktar”lığını üstlenen üstadımızın sahip olduğu akademik dehasının yanında da, “gerilme” tipi sinircelerden arınarak politik bir donanımla “statiko” hamlelerine karşı bir medotoloji geliştirmesini kaçınılmaz görmekteyiz.

                Aksi halde, kentsel dönüşüm gibi “pozitif selection” içeren üretimlerin, pusuda bekleyen “düşman”ın can simidi olan “koatik yıkımlara” dönüşebileceği de kaçınılmaz olacaktır.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    sofistik
    15 Kasım 2012 Perşembe 13:01
    bayraktar
    Bence kentsel dönüşüm projeleri fazlasıyla abartılıyor. Tamam belki çarpık kentleşmenin bir nevi önüne geçiliyor ama yapılan yeni düzenlemelerin kullanım süresi olarak ne kadar ömrü var ayrı bir konu bu projeler sadece boyalı binalar ve basit park bahcelerden ibaret. Bir çoğu şehrin gerçek dokusunu yansıtmıyor. 15-20 yıl sonra onlarıda ortadan kaldırmak için yeni projeler yapılacak. Ne kadar uzun vadeli oldukları tartışılır. Devletin artık inşaat işleriyle uğraşmaması gerkiyor...
    193.110.85.45
    K.A
    09 Kasım 2012 Cuma 13:55
    statiko
    ülkemizin ve insanımızın temel sorunu Statiko ( aman birşeye dokunma bırak öyle kalsın ) umarım ve dilerim ki statiko ve statiko anlayışını konuşmayız bunun içinde zaman ve enerjimizi harcamayız
    212.156.86.190
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim