• BIST 97.587
  • Altın 144,246
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0057

    DEMOKRASİ MASKESİNİN ARDINDAKİ GERÇEKLER!

    15.11.2012 12:24
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

     

    Ülke : Amerika Yer : Montgomery şehri Okul : Hava komuta ve Kurmay koleji Adı belirtilen kolejde; Amerikan Hava Kuvvetlerinin” komuta ve kurmay” kadrolarına eleman yetiştirmek amacıyla çeşitli rütbeli subaylar arasından seçilmiş komutan ve kurmay adaylar eğitilmektedir.

    Bu koleje özellikle Amerika’ya dost olduğu düşünülen 20-25 ülkeden sınırlı sayıda subay kabul edilmektedir. Kolejin eğitim programında “Bölgesel inceleme” anlamına gelen “RegionalStudy” adında bir ders bulunmaktadır.

    Bu ders kapsamında dünya; Kuzey Amerika, Latin Amerika, Avrupa, Afrika, Ortadoğu, Asya ve Uzakdoğu gibi bölgelere ayrılmıştır. Derslerde her bölge tek tek ele alınıp incelenmektedir.

    Mesela: Afrika bölgesi incelenirken; üniversite yönetimi öğrenci subayların önüne şu soruyu getirir. “Bugün Güney Afrika Cumhuriyetinde ırkçı beyaz azınlık yönetimi vardır. İşkence mevcuttur. Demokrasi ve insan hakları rafa kaldırılmıştır. ABD belirtilen nedenlerden dolayı Güney Afrika Cumhuriyetine ekonomik ambargo koymalı mıdır? Soru bu, herkes bu soruyu düşünüp irdeleyip cevabını verecektir! Bunun üzerine öncelikle Amerikalı subaylar toplanıp tartışmaya başlarlar.

    Sonunda kendi kendilerine bazı sorular sorup şu cevapları verirler: Soru : ABD olarak biz nasıl bir devletiz? Cevap : Dünya çapında bir sanayi devletiyiz. Soru : Sanayimizin çalışıp üretim yapması için ne lazım? Cevap : Hammadde lazım. Soru : Hammaddeyi bulup işledik diyelim, başka ne lazım Cevap : Ürettiğimiz malları satacak Pazar gerekli.

    Soru : Başka neye ihtiyacımız var? Cevap : Hammadde kaynaklarımız ile pazarlarımızı koruyacak askeri güce ihtiyacımız var. Amerikalı subaylar, yukarıda belirtilen soru-cevap tartışmasından sonra Güney Afrika Cumhuriyeti hakkında karar verebilmek için şu üç ölçütü tespit ederler: 1.Eğer bir ülke bizim için hammadde kaynağı durumunda ise, 2.Eğer bir ülke bizim vazgeçemeyeceğimiz pazarımız ise, 3.Veya hammadde kaynaklarımız ile pazarımızı koruyacak askeri gücümüze katkıda bulunuyorsa o ülke bizim için dosttur. Ancak bu üç ölçütten en az birini bile karşılamıyorsa; o ülke bizim için hiçbir şey değildir.

    Şimdi sıkı durun ve okumaya devam edin! Eğer bir ülke hammadde kaynaklarımızdan, vazgeçilemez pazarlarımızdan ve askeri gücümüzden herhangi birisini tehdit edebilecek durumdaysa; o ülke bizim düşmanımızdır!

    İşte bu kadar! Amerikalı subaylar, belirledikleri bu üç ölçütün ışığında Güney Afrika Cumhuriyetini incelemeye başlarlar. Yaptıkları inceleme neticesinde; Uranyum ve Plütonyum gibi stratejik hammadde olarak değerlendirilen madenlerin çoğunun Güney Afrika Cumhuriyetinden ithal edildiğini tespit ettiler.

    Sonuç olarak; insan haklarını ihlal ettiği, ırkçılık yaptığı ve demokrasiyi uygulamadığı halde Amerika’nın menfaatlerinden dolayı bu ülkeye ambargo uygulanmasına gerek olmadığına karar verdiler. Bunun üzerine bu bilgilerinde kaynağı olan ve bu çalışmada bulunan Türk temsilci itiraz eder. Der ki; “ABD olarak siz demokrasi ve insan haklarına sahip çıkmak, ırkçılığa ve işkenceye karşı olmak gibi yüce insani değerlerin savunmasını ve öncülüğünü yaptığınızı iddia ediyorsunuz, şimdi ne oldu? Demokrasi ve insan hakları nerede kaldı? Irkçılığa ve işkenceye karşı tutumunuzu terk mi ettiniz” diye iyi niyetiyle sınırlı sorusunu sorar!

    Bu sorulan soruya karşılık Amerikalı subayın verdiği cevap aynen şöyledir: “Bak arkadaş, burada Amerika Birleşik Devletlerinin menfaati var. Amerika’nın menfaati demek benim menfaatim demektir. Benim menfaatim demek, ailemin ve çocuklarımın menfaati demektir. Ailemin ve çocuklarımın menfaati demek, torunlarımın yarınları demektir. Esas olan “menfaattir”. Senin söylediğin demokrasi, insan hakları, ırkçılığa karşı olmak, işkenceyi reddetmek gibi şeyler; menfaatlerin üzerine geçirilmiş politik kılıflardır. İnsan olarak sen, kendi çocuklarının ve torunlarının geleceğini benim için feda edermisin? Mesela; ben bir maden sahibiyim ve işçilerime çok kötü davranıyorum.

    Sen de bir imalathane sahibisin ve benim ürettiğim madeni işleyip satarak ailenin geçimini sağlıyorsun. Benim kötü davrandığım işçilerimin hatırı için, benimle iş ilişkilerini bozup ekmek tekneni kapatırmısın?

    Devletlerde insan gibidir. Devletlerin ailesi, çocukları ve torunları, kendi vatandaşları ve gelecek nesilleridir. Hiçbir aklı başında devlet başkalarının veya bazı şeylerin hatırı için, kendi insanlarının ve gelecek kuşaklarının menfaatlerinden fedakârlık edemez! Toplantıya katılan Türk subayı “demokrasi maskesi ardındaki” gerçekleri görmenin şaşkınlığı içindedir.

    Adı Hikmet Yavaş olan bu değerli insan şimdi İzmir de yaşıyor ve bu değerli bilgilerini kamuoyu ile paylaşıyor. Kendisine müteşekkiriz. Kendi yaşam felsefelerine göre ne kadar doğru ve gerçekçi bir ifşaat. Daha ne desin adamlar?

    Bizim bu açıklamaya ilave edeceğimiz tek şey ise şudur: Kimse alınmasın ama Türk solu yukarıda sıralanan politik kılıflara çok takıldı ve hala da bu kılıfların dikenleri arasında çırpınıp durmayı politika ve hümanizm sayıyor. Türk milliyetçilerinin ise tarihin hiçbir döneminde vatanlarını düşünmekten vakit ayırıp ta bu gibi işlere kafa yormaları mümkün olmamıştır! Gerçek bu, kim nasıl düşünürse düşünsün!

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Yasar DURMUS
    22 Kasım 2012 Perşembe 17:14
    Bizim Amerika
    Hocam Türk solu bu durumu çok önceleri gördü. 6. filo yu onlar taşlarken sizin milliyetci vatan aşıklarıda onları taşlıyordu. Dünyanın bu günkü halini görünce Yaşasın Türk Emperyalizmi diyesi geliyor insanın.Keşke ABD için anlam ifade etmeseydik.
    176.42.165.253
    yaSar DURMUS
    22 Kasım 2012 Perşembe 17:06
    Bizim Amerika
    Şimdi Amerikalı subaya nasıl kızalım. Ülkemin menfaatlari önemlidir çünkü bu menfaatler benim geleceğimdir diyor.Asiıl şaşırtıcı olan Bizim akıllı adamlarımız da ABD nin menfaatlerine hizmet etmekte yarışıyor olmaları. Diyebilirmiyiz kı onların geleceği de amerikadadır. orada yaşar orada eğitim görür hatta bunca abd vahşetine rağmen orada çiftliğinde oturup türkiye eyaletindeki yöneticilere akıl da verebiliyor. Yek şart vardır ABD de önemli olmak için O da abd ye hizmet etmektir..T
    176.42.165.253
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim