• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526

    Davutoğlu: “Bizim Topluluklarımız Arasından Deaş Çıkmaz”

    Davutoğlu: “Bizim Topluluklarımız Arasından Deaş Çıkmaz”
    15.12.2015 21:33
    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bulgaristan'da soydaşlarla kanaat önderleri ve sivil toplum temsilcileri ile gerçekleştirdiği konuşmasında, "Bizim topluluklarımız...

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bulgaristan'da soydaşlarla kanaat önderleri ve sivil toplum temsilcileri ile gerçekleştirdiği konuşmasında, "Bizim topluluklarımız arasından DEAŞ çıkmaz" dedi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bulgaristan'daki temasları kapsamında soydaşlarla kanaat önderleri ve sivil toplum temsilcileri ile bir araya geldi. Davutoğlu, soydaşlarla bir arada olduğu için mutluluk duyduğunu ifade ederek, başbakan olduktan sonraki Bulgaristan'a ilk ziyaretini gerçekleştirdiğini ifade etti. Başbakan Davutoğlu verimli, yapıcı görüşmeler gerçekleştirdiğini belirterek Bulgaristan ve Türkiye dostluğunun köklü bir şekilde gelecek nesillere aktarılması noktasında siyasi irade ortaya konduğunu ifade ederek, Bulgaristan'ın her bir köşesinde mirasın, nişanın olduğunu bildirdi. 2001 yılında 11 Eylül günü tarihi bir günde Bulgaristan'da bulunduğunu sözlerine ekleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, daha sonra Başbakan'ın baş danışmanı daha sonra Dışişleri Bakanı olarak bugün de Başbakan olarak geldiğini söyleyerek, Bulgaristan'ın hiçbir köşesini aklından çıkarmadığını ifade etti.

    "Tüm bu topraklar bütün balkan halklarıyla bizim inşa ettiğimiz köklü medeniyetin coğrafyalarıdır" diyen Davutoğlu, vaktinde İstanbul'dan her kervanın, her düşüncenin, her fikrin Edirne'ye uğradığını Tuna boylarına geldiğini ardından da Budin'e Gülbaba'ya kadar gittiğini dile getirdi. O asırlardan gelen milli birikimi korumanın milli bir sorumluluk olduğunu ifade eden Davutoğlu, soğuk savaş döneminde büyük duvarların olduğunu bildirdi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, 90'lı yıllarda Türkiye-Bulgaristan arasındaki ilişkilerin yeniden inşa edildiğini ancak Balkanlarda etnik çatışmalar kıvrandığını dile getirdi. 90'lı yıllarda Bosna'da, Kosova'da çatışmalar yaşanırken Bulgaristan'da soydaşların etnik bir çatışmanın parçası olmamaya özen gösterdiklerini belirten Davutoğlu, Bulgaristan yönetimlerine gelenlerin makul ve o dönemi unutturmak için doğru tavır sergilediğini ve Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ilişkilerin olumlu yönde ilerlediğini sözlerine ekledi. Davutoğlu, Türkiye'nin hiçbir zaman soydaşları üzerinden yayılmacı politika takip etmediği için Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ilişkilerinin sağlam temelleri Bulgaristan'da bu geçişin daha az gerilimli olduğunu bildirdi.

    Davutoğlu, Bulgaristan'da soydaşların dilinin korunmasının en doğal hakkı olduğu ve bunla ilgili tedbirlerin alınması da Bulgaristan hükümeti tarafından bir sorumluluk olduğunu söyledi. Son dönemde Bulgaristan'da Türkçenin seçmeli ders haline gelmesinin ardından talebin düşmesine karşı herkesin gerekli özenin göstermesi gerektiğini belirten Davutoğlu, dilin her halükarda öğrenildiğini ancak edebi dilin okullara okutulmasının önemli olduğu ve bunun için gereken her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti.

    "RUMELİ GENELİYLE İLGİLİ VERDİĞİMİZ BİR TALİMAT VAR"

    Nisan ayında yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi için Nabi Avcı ile geleceğini bildiren Davutoğlu, Avcı'nın Bulgaristan kökenli olduğunu hatırlatarak, "Ona da söyledim. Rumeli'de Türkçe'nin korunması artık sizin hem etik, tarihi ama aynı zamanda Bakan olarak da sorumluluğunuz" dedi.

    Türkiye'nin barışçı politikası yanında kültürel mirasın korunması yönünde kararlılığı olduğunu bildiren Başbakan Davutoğlu soydaş kanat önderleri ve sivil toplum temsilcilerinden Türkçe'nin korunması, yaygınlaştırılması için çaba gösterilmesi gereken her şeyi yapmalarını istedi. Bulgaristan'da Osmanlı mirası eserlerin sadece Türkiye'nin tarihi mirası olmadığını aynı zamanda Bulgaristan'ın kültürel mirası olduğunu söyleyen Davutoğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    "Bunların korunması için elimizden gelen çabayı göstermemiz lazım. Bizim Büyükelçimize, buradaki kuruluşlarımıza, TİKA'ya, Yunus Emre Vakfı'na, yetkili arkadaşların tümüne Rumeli geneliyle ilgili verdiğimiz bir talimat var."

    Rumeli'deki camilerden külliyeden herhangi bir taş dökülse bunun hesabının sorulacağını bildiren Davutoğlu, temsilcilerden de gençlere bu tarihi bilinci verilmesini rica ederek, "Dilini, tarihi kimliğini kaybeden bir toplumun yaşaması mümkün değil" dedi.

    Dini geleneklerin sürdürülmesi için ne tür destek gerekiyorsa yapılacağını ve Borisov'la görüşmede baş müftülüğün tescili konusunda gerekli desteğin verilmesini rica eden Davutoğlu, "Jivkof döneminden hiçbir şey kalmadı. Bir nedim Gencer kaldı, halen uğraşıyoruz. Nasıl bir şekilde yetiştirilmiş ki biz problemi çözeriz, o gelir ortalığı karıştırır. Yani, bun karşın soydaşlarımızın baş müftülük etrafında kenetlenmesi lazım" ifadelerini kullandı.

    "2 MİLYARI EN KISA ZAMANDA 5 MİLYARA ÇIKARMAK İÇİN ELİMİZDEN GELEN ÇABAYI GÖSTERECEĞİZ"

    Başbakan Davutoğlu, camiye saldırı olduğunda herkesin ses vermesi gerektiğini söyleyerek, "Dili, dini tarihi geleneklerimizi, tarihi mirasımızı, kültürel mirasımızı korursak toplum olarak, Bulgaristan'ın eşit vatandaşları olarak hak ettiğimiz yeri buluruz. Bununla birlikte yapılması gereken bir başka alan ise ekonomik çalışmalar. Türkiye'de burada 2 milyar liralık yatırımı var" ifadelerini kullandı. Bulgaristan'da yatırım için bir yere gidildiğinde soydaşların istihdam edilmesini dile getirdiğini söyleyen Davutoğlu, "2 milyarı en kısa zamanda 5 milyara çıkarmak için elimizden gelen çabayı göstereceğiz" açıklamasını yaptı.

    Daha fazla soydaşı mecliste, bakanlıklarda, bürokraside görmek istediğini söyleyen Davutoğlu, son yerel seçimlerde Hak ve Özgürlükler Hareketinin sağladığı büyük başarıdan da memnun kalındığını ifade etti. Son dönemlerde Bulgaristan'da Avrupa'da yaşanan ırkçı akımların yükseldiğini bildiren Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Her geldiğimde biz alıştık. Birileri kenarda toplanırlar. Kendilerince bir şeyi protesto ederler. Onları kale almayın. Sis Anadolu İslam'ını barışçıl, bütün milletlere eşref-i mahlukat olma hasebiyle insanların yaratılanların en şereflisi olması hasebiyle hepsine muhabbetle bakan tavrımızı sürdürdük. Bugün baş müftülüğümüzde de söyledik. Bizim topluluklarımız arasından DEAŞ çıkmaz. Diğer kavimlere olumsuz anlamda bakan çıkmaz. Kendi kimliğini koruyan, herkesle barış içinde yaşayan, herkese barış sunan bir gelenekten geliyoruz" dedi.

    Davutoğlu, İslam dünyası içinde çıkan DEAŞ gibi fitne toplulukların İslam'ı temsil etmediği gibi ırkçı ve faşist yaklaşımları benimseyenlerin de Hristiyanlığı ya da Bulgaristan'ı temsil etmediğini dile getirdi. Yarından sonra Şeb-i Aruz olduğunu ifade ederek burada da Şeb-i Aruz geleneğini başlatılabileceğini dile getirdi. Kadın derneklerine güvenin tam olduğunu belirten Davutoğlu, "Onların sahip çıktığı bir kültürün hiçbir zaman dumura uğramayacağı açıktır. İnşallah bu topraklar asırlarca bizim ortak vatanımız olarak büyük şehirlere, şehir kültürlerine, medeniyetlerine beşiklik ederek, Rumeli bir bütün olarak ve Bulgaristan bundan sonra da barış içinde geleceğe el ele yürüyeceğiz. Biliniz ki arkanızda 78 milyon var" açıklamasını yaptı.

    Kaynak: Haber Kaynağı

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim