• BIST 103.019
  • Altın 148,318
  • Dolar 3,5321
  • Euro 4,1743

    “Çitrakarna”

    10.11.2013 12:30
    Hayri YILDIZ / yazar

    Hayri YILDIZ / yazar

    Oldukca ilginç bir yazı başlığı karşısında; “Bu da neyin nesi?” diye önce düşünsel bir tepki gösterilmesi çok doğal, belki de ömründe bu kelimeyi hiç duymamışlarımız olacaktır.

    Ancak şu günlerde epey yorucu gündemlerden; seçim stresinden, geçim derdinden ve bunun yanında Trabzonspor’un Avrupa kupalarında elde ettiği “belirsiz başarı” grafiği ile, süper lig yarışındaki “belirli başarısızlığına” bir anlam bulamazken, bir an olsun bu zihinsel karmaşalardan sıyrılıp, masallardan oluşan “hakikatler diyarına” götürelim istedik okuyucuyu bir hafta sonu, güzel bir öyküyle…

    ***

    Ormanın bir yerinde Madokata (Latince kedigözlü anlamında) adında bir “aslan” yaşarmış.

    Onun, bir “karga”, bir “kaplan” ve bir de “çakal”dan oluşan üç hizmetçisi varmış.

    Bu üç hizmetli bir gün ormanda dolaşırken, sürüsünden ayrılmış bir “deve” görmüşler ve ona nereden geldiğini sormuşlar.

    Deve de hikâyesini anlatmış; nereden gelip nereye gittiğini, nasıl kaybolduğunu…

    Sonra onu aslanın huzuruna götürürler.

    Aslan da ona, aralarında güvenle kalacağının garantisini vermiş ve kendisine “benekli kulaklar” anlamına gelen “Çitrakarna” adını takmış.

    ***

    Bir gün aslanın canı hiç avlanmak istemez ve üstelik çok şiddetli bir yağmur yağdığından dolayı hiçbir şey yiyemeyip aç kalırlar.

    Bu durum üçlü hizmetlinin canını sıkar ve aralarında şöyle düşünürler:

    Önce çakal fikrini söyler; “Öyle bir ayarlayalım ki, efendimiz şu çitrakarna’yı öldürsün. Bu diken yiyici başka ne işimize yarar ki?”

    Kaplan ise bu öneriye; “Efendimiz ona güvence verdi; artık canını nasıl alabilir ki?”

    Karga hemen atılmış: “Efendimiz biraz etsiz kalsın bak nasıl günah işliyor.”

     

    Zira, açlıktan tükenmiş bir kadın öz oğlundan bile vazgeçer; bir dişi yılan açlıktan perişan olduğunda kendi yumurtasını yer; aç insanın yapamayacağı bir şey var mıdır? Yoksullaşan insan zalimleşir. Yine; ayyaş, boş vermiş, bitkin, öfke içinde veya açgözlü, korkak, hiç gecikmemesi gereken bir iş yapan insan, bir aşık; bunların hiç biri tam ve doğru düşünemez.”

    ***

    Aralarında böyle düşündükten sonra aslana gitmeye karar verirler.

    Aslan sorar: “Yiyecek bir şeyiniz var mı?”

    Üçlü hizmetliden ortak bir cevap: “Çalıştık çabaladık ama bir şey bulamadık.”

    Aslan: “Şu anda geçim kaynağı olarak neyimiz var?” diye sormuş.

    Karga:“Eğer sizden gerekli emir gelmezse, hepimiz ölümün eşiğindeyiz demektir” diye cevap vermiş.

    Aslan: “Benim yiyecekle ilgili vereceğim emir de neymiş bakalım?” diye sormuş.

    Karga eğilip aslanın kulağına fısıldamış; “Çitrakarna.”

    Aslan bu öneriye karşı önce yere, sonra kulaklarına dokunarak: “Biz ona yaşamını garanti edeceğimize dair söz verdik, bu nasıl mümkün olur?” diye cevap verir.

    ***

    Aslanın bu düşüncesine karşın karga: “Efendimizin onu doğrudan öldürmesine gerek yok. Biz öyle bir tertip yapacağız ki, çitrakarna, o denli bedenini kendisi sunacak.”

    Aslan bu düşünceye sessiz kalır.

    Bunun üzerine karga hemen bir plan yapar, “çitrakarna” dahil hepsini yanına alır ve aslanın huzuruna çıkarlar.

    ***

    Önce karga konuşur: “Efendim, çok aramamıza rağmen yiyecek bir şey bulamadık. Siz efendimiz açlıktan perişan olmuşsunuzdur. Lütfen beni yiyin.”

     

    Zira, tüm halkın koruyucusu kraldır, kral köktür; eğer ağaçların kökü olursa insanlar ondan meyve toplamakta başarılı olurlar.”

     

    Aslan yanıt verir: “Dostum, böyle bir şey yapacağıma, ölürüm daha iyi.”

    Çakal da aynı şeyi önermiş, aslan onu da aynı şekilde reddetmiş.

    Sonra kaplan konuşur: “Efendimiz benim etimle yaşasın, efendimize canım feda…”

    Aslan: “Bu da olmaz” diye yanıtlar.

    ***

    Nihayetinde, kendinden emin, başına kötü bir şey gelmeyeceğinden kuşkusu olmayan çitrakarna”, bu asil davranışlara aldanarak kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiğini düşünür ve aslana “kendisini” teklif eder.

    Bunu duyar duymaz aslan yerinden fırlar ve “Çitrakarnayı” öldürür.

    Ve hep birlikte afiyetle deveyi yerler.

    ***

    İşte o yüzden, kötünün sözlerini duyunca iyinin aklı karışır ve o sözlere uyarsa yok olur.

     

    Temelde geleceğin yöneticileri için hayat ve özellikle siyaset yolunda “yararlı eğitim” özelliği taşıyan klasik Hint Edebiyatından bir örnek öyküdür bu.

    ***

    Yeniden doğuşa inanan Hindular, bir sonraki yaşamda hayvan olarak da doğulabileceğini düşündüklerinden olsa gerek, onları konuşturmuş ve insanlara söyletemediklerini onlara söyletip, politik kızgınlıkların hedefi olmadan da politika yapma ve öğrenme yolunun her zaman var olabileceğini kanıtlamaya çalışmışlardır.

    ***

    Verilmeye çalışılan mesaj ise; “İnsanları eğlenceli yoldan yaşamlarını sürdürmek, ülke yönetmek, savaşmak, barışmak, dost edinmek gibi konularda bilgi vermek ve onları bilinçlendirmektir.”

    ***

    Günümüz politik kadrolara, aday adaylarına ve sonunda aday olacaklara naçizane bir gönderme niteliğinde, bu sefer de bizim kültürün derinliklerinden bir analojiyle yazıyı bitirelim.

    ***

    Yukarıdaki öyküden de anlaşıldığı gibi, ana tema’nın kilit ismi “karga”dır ve çoğu edebi ve bilimsel öğretilere konu olmuş bir figürdür.

    14.yy’da yaşamış ünlü bilim adamı ve âlim Kirmani’ye göre; olur ya eğer bir karga bir kimsenin evinin pencere, cam kenarına, ya da balkonuna veyahut bahçesindeki ağaca konar da “tek rakamlı” tempolarla (1,3,5… gibi) öterse, bu durum hayra yorulur ve girdiğiniz yarışı mutlaka kazanacağınıza işarettir.

    Ancak karga, “çift rakamlı” tempolarla (2,4,6…gibi) öterse, bilin ki her türlü musibetin sizi beklediğini, girdiğiniz yarışı mutlaka kaybedeceğinizin işaretidir.

    ***

    Yok, eğer karga hiç ötmüyorsa ve şaşkın şaşkın camdan içeri bakıyorsa, anlayın ki içerde önemli bir karar arifesinde olan CHP toplantı halindedir ve karga beklemededir.

    Ona göre ötecektir çünkü.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim