• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001

    Çağlayan Adliyesinde Yaşananlar (1.Bölüm)

    05.07.2012 18:14
    Av.Hakan Orhan / Yazar

    Av.Hakan Orhan / Yazar

    İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden şike davasına Trabzonspor geç te olsa Müdahil oldu. Müdahil vekili olarak duruşmalara Trabzonspor Hukuk Müşaviri Av.Nusret Yılmaz katılacak idi. Trabzon Barosu’nun olaya gösterdiği hassasiyet nedeniyle, Av.Nusret Yılmaz’ın da talebiyle ben de Av.Nusret Yılmaz’la birlikte Trabzonspor adına duruşmalara katıldım. İnşaat Mühendisi olan fakat sonradan Hukuk Fakültesini bitirmesine rağmen meslek olarak yapmayan Sayın Atilla Dilaver de ekibimizde yer aldı.

    İstanbul yolculuğumuz biraz sıkıntılı geçti. Trabzon’dan kalkması gereken 20.20 deki uçağımız THY’deki grev nedeniyle bir iptal ve bir rötar sonucu 05.00 te İstanbul’a inebildi. Otele varışımız saat 06.30 u bulmuştu. Saat 09.00 da (29.05.2012) duruşma başlayacaktı. Atilla Bey Ankara’dan gelmişti. Nusret Beyle birlikte hiç uyumadan Çağlayan Adliyesi’ne giderek duruşma salonundaki yerimizi aldık. Atilla Bey’de seyircilere ayrılmış alanda duruşmayı izleyecekti. Yine her zaman varlığından destek aldığımız önceki dönem Baro Başkanlarımızdan Av.Ali Sürmen’de bizimle beraber idi. Onun görevi Zeki Mazlum’u savunmak olmasına rağmen fikren yanımızda idi.

    Duruşma salonuna vardığımızda açıkçası biraz gergindim. Geniş bir kitlenin merakla takip ettiği davada Mahkeme Heyetinin bize bakış açısı, diğer sanık ve avukatlarının tepkisini merak ediyordum.

    Mahkeme bir önceki duruşmada 93 sanığın duruşmada hazır olması yönünde karar vermişti. İlk gün Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, Asbaşkanı Nevzat Şakar ile Mustafa Sani Şener ve Zeki Mazlum’un çapraz sorgusu yapıldı. Bu kişiler öncelikle Mahkeme Heyeti’nin sorularına yanıt verdiler. Daha sonra usule aykırı olmasına rağmen Aziz Yıldırım, Şener ve Şakar’a sorular sormaya başladı. Şener sorulara sakin sakin cevap verirken Nevzat Şakar Aziz Yıldırım’a tepkili cevaplar verdi.

    Aziz Yıldırım her zamanki gibi kendi eylemlerini anlatmak yerine “Trabzon bir numara olarak burada yargılanmalı” diyor, iddianamede olmayan konuları gündeme getirmeye çalışıyordu.  Sadri Şener Müdafii Av. Fatih Selami Mahmutoğlu söz alarak bu hususlara itiraz ediyordu.

    Aziz Yıldırım hiç alışık olmadığı tavır ve sertlikte cevaplar alınca duruşma salonunda uğultular yükseliyordu. Mahkeme başkanı da “bir saniye, niye uğultu yapıyoruz. Gayet güzel gidiyor, bir sıkıntı yok. Soru soruyor cevap veriyorlar.” şeklinde salona ikazda bulunuyordu.

    NEVZAT ŞAKAR : "Birşey söyleyebilir miyim son efendim, benim bir telefonum var, bir telefon numaram var, 15 senedir hiç değişmedi. Hiçbir kulübe de borç para vermedim. Teşekkür ediyorum.” diyerek çapraz sorgusunu bitiriyordu.

     Zeki Mazlum’un çapraz sorgusunun ardından bizim rol aldığımız bölümlere geçilmişti. Daha önce bulunduğu yerdeki mahkemelerde ifade veren sanıklar sırası ile kürsüye çıkıyordu. Av.Nusret Bey Trabzonspor adına sorular sormaya başlamıştı. Onun yorulduğu anlarda ben de devreye giriyordum. Hazırlamış olduğumuz soruları bazen mahkeme heyeti bizden önce sorduğu için o soruları soramıyorduk.

    Bizler soru sordukça salondan uğultu çıkıyor, Mahkeme Başkanı uyarıda bulunuyordu. Nusret Bey soru sordukça “yeni bir savcımız oldu” “bu soruların cevapları dosyada var” şeklinde itirazlar geliyordu. Mahkeme Başkanı da itirazları ret edip dilediğimiz şekilde soru sormamız konusunda bize kolaylık sağlıyordu. İtirazlar üzerine Av.Nusret Bey “davet ettiniz geldik” “davete icabet etmek sünnettir” cevabını veriyordu. Sonradan öğrendiğimize göre arka sıradaki seyirciler sorularımız nedeni ile bize karşı çok tepki gösterip, ahlaka mugayir sözler söylüyorlarmış.

    Soru sorduğumuz sanıklar tepkili tavırlarla sorulara cevap veriyorlardı. Normalin dışında tepki verdiklerinde Mahkeme Başkanı uyarıyor, hatta azarlıyordu. Azarlananlardan biri de sanık Faruk Yaşar’dı. Sanık İlhan Ekşioğlu yüzünü bize hiç dönmeden cevap veriyordu. Sıra sanık Ali Kıratlı’ya geldiğinde değişik bir tavır sergiliyor, “bize dönerek ben hazırım, siz işinizi yapıyorsunuz, istediğiniz soruyu sorabilirsiniz” diyordu.

    Sorularımızdan rahatsız olan sanık ve vekilleri gösterdikleri tepkilere ilaveten, “Sivas’a giden balıkları anlatın” diyordu. Oysa o konuda savcı dava açmaya bile gerek görmemiş, iddianamede yer vermemişti.

    Çapraz sorguların o gün tamamlanmasından sonra ekip olarak kaldığımız otele gidiyorduk. Yemek faslının ardından saat 21.00 gibi otelin “Neptün” isimli çalışma odasında toplanarak saat 03.00 lere kadar çalışıyorduk. Nusret Bey ve Atilla Beyle birlikte, çalışma odasında, önce günün değerlendirmesini yapıyor, sonra ertesi gün sorulacak soruları hazırlıyorduk. Eynesilli Otel görevlisi Emin, çalışmalarımız sırasında bize çok iyi bakıyor, evimizdeymişiz gibi hissettiriyordu. Ben ve Atilla Bey aşırı sigara içiyor, Nusret Bey Trabzonspor aşkına sesini çıkartmıyordu. Atilla Bey dosyayı satır satır bildiğinden bize çok yardımı oluyordu. Dosyaya o kadar vakıftı ki adeta kendisi yaşamış gibi tüm olayları anlatıyordu. Hatta bir ara kendisini tanık olarak kürsüye çıkarsak mı acaba diye şaka yollu düşündük. Ayrıca duruşma sırasında, kendisi arka sıralarda oturduğundan,  cep telefonuma mesajla soru gönderiyordu. Atilla Bey dosyaya ilişkin katkılarının yanında tüm süreç boyunca manevi açıdan da bize çok katkısı oldu. Adeta bize “ağabeylik” yapıyordu.

    Duruşmalarda tutanak tutulmuyor, sesli ve görüntülü kayıt yapılıyordu. Bu nedenle hızlı ilerliyordu. Duruşmaları takip eden gazetecilerin birçoğu içerideki gerçekleri yazmıyor, bizim sorduğumuz soruları ve verilen cevapları gazeteciler dışarı yansıtmıyordu. Trabzon’dan duruşmaya gelen gazeteci Ali Savaş, içerideki gerçekleri twitter ortamından yazmaya başlayınca duruşma arasında Fenerbahçe Yöneticisi Ali Koç kendisini uyarıyor, küçük bir gerilim yaşanıyordu. Gerçeklerin yansımasından rahatsız olmuşlardı. Yine Atilla Dilaver ile Murat Özaydınlı arasında tartışma yaşanmıştı. Murat Özaydınlı, Atilla Bey’in bize soru gönderdiğini görünce onu salondan çıkarttırmak istemiş fakat başarılı olamamıştı.

    Duruşmayı Trabzonspor adına izleyen kişilerin sayısı çok az idi. İstanbul’da yaşayan Av.Metin Mollasalihoğlu, Av.Mehmet Fırat, Av.Mustafa Küçük (ismini hatırlayamadığım arkadaşlar lütfen kusura bakmasın) bize destek olmak amacıyla vakit buldukça duruşmaya geliyorlardı.

    2. gün duruşmaya gittiğimizde Aziz Yıldırım rahatsızlığı nedeni ile hastaneye kaldırılmıştı. O hafta boyunca yapılan duruşmalara katılmamış, çapraz sorgusu yapılamamıştı. Dört  gün boyunca her günümüz böyle geçti. Duruşmalar sabah 09.00 da başlıyor, Akşam 18.00-19.00 gibi bitiyordu. İstanbul’da olduğumu otel odasının penceresinden görünen Boğaz Köprüsü’nden anlıyordum. Çok az bir uykunun ardından sabah yine Çağlayan Adliyesinin yolunu tutuyorduk.

    Duruşmalar boyunca twittter ortamından içerideki gelişmeleri merak eden Trabzonsporlularla paylaşıyordum. Taraftarlardan, “şu soruyu da sorun” tarzında birçok twit geliyor, duygularına tercüman olmamızı istiyorlardı.

    Duruşma aralarında yanımıza gelen bazı sanık ve avukatları “iyi ki de geldiniz, iyi ki varsınız” diyorlardı.

    Duruşma aralarındaki tutuklu sanıkların aileleri ile olan hasret giderme anları içimizi burkmuyor değildi. Kimisi çocuğunu kucağına alıyor, kimisi yakınlarına sarılıyor, hepimizin insan olduğunu hatırlatıyorlardı.

    Duruşmalar ilerledikçe yukarıda belirttiğim gerginlik geride kalmıştı. Bazı sanıklar ve Avukatları tarafından yapılan sataşmalara rağmen Mahkeme Heyeti bizim görevimizi yapmamıza son derece yardımcı oldu. Çok adil bir duruşma yönetimleri vardı.

     

    Çağlayan Adliyesinde Yaşananlar (2.Bölüm)

     

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    lazebura
    07 Ocak 2015 Çarşamba 23:17
    23:17
    Yorumu buraya yapmak için belki geç oldu ama;
    Belki bu davanın Trabzon ve Trabzonspor camiasından yeterince destek almadan devamını sağlamaya çalıştınız.
    Belki Trabzonsporlular olarak fiilen sizlere destek olamadık.

    Yetmez fakat,
    Sizlere en azında şahsım adına TEŞEKKÜR EDERİM.
    78.181.211.215
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim