• BIST 98.653
  • Altın 143,637
  • Dolar 3,5674
  • Euro 3,9918

    Bilim Hilekarlığı Ve Demokratiklik

    14.01.2016 14:58
    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Düşüncelerini bildiri ile açıklayan 1128 Akademisyen için, TBMM’de bazı siyasi erk tarafından düzenlenen basın toplantısında ki desteklerinde yer alan; “akademisyenler bağımsız düşüncenin ve bilimin ışığında görüş ortaya koyduklarını ve demokratik tepkiyi de hiçbir demokrasinin kabul etmeyeceğini” ifadesini okurken, kalemiyle milletine hizmet eden, şair, aydın ve yazarlardan Necip Fazıl’ın şu mısralarını hatırladım;
    Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler,
    Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
    … Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!

    O, bildiride bakınız bu Akademisyenler ne diyorlar: "Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesi gerektiği. Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesi gibi, siyasi partiler, meclis ve uluslararası müzakere şartlarının aranmasını ve kalıcı bir barışın çözüm yollarının kurulmasını, hükümetin, Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasının oluşturulmasını talep ederek” takipçisi olunacağını ifade etmekle daha da ileriye gidilmiştir.
    Hem sorumlu, hem de şiddete son vermesi istenen Devlete bakışın ve yapılan nitelemelerin takipçisi olacakları gibi bir yaptırım bilinçli hareketlerine de cevap olmaktadır. Karanlık bir odada elektrik şalterinden habersiz olanı düşünün, odayı aydınlatması mümkün müdür? Elektrik şalterinden haberi olanla, olmayanın durumu değerlendirme konusudur. Gerçekçiliği olmayan ve Uluslararası düzeye taşıma çabası olduğu anlaşılan bilim şarlatanlarını görmekteyiz. Ne olarak? Akademisyen! İnsanlığa ve milletin bütünlüğüne karşı samimiyetsiz olan teröre destek açıklamasına götüren hangi mensubiyettir. Bu kuvvet nedir? Asıl millet olarak tarihten günümüze kadar, Uluslararası hukukta yer almış Türk varlığına karşı çaba içindeki yaklaşımlara, Hukuk-i yaptırımla tepki koymak gerekmekte değil midir? Türk milletinin temsili TBMM’dir. Lozan dışında azıklık yoktur. O, halde sizi bu kadar endişeye götüren nedir? 1128 kişiyle başlayan ve desteklerinin arttığının ortada olması kimin haklılığına cevaptır? Akademisyen ve araştırmacıların art niyetli olduğu görülen bildirinin içeriğindeki çalışmalarında, bilimselliğin dışında, Terörle bilimi bir arada tutan şarlatanlık bulunmaktadır. Açıklamaları ne hukukla ne de milletin değerleriyle örtüşmemiştir.
    Devletin hizmeti, imkânları ve varlığı ile Üniversitelerinde (özel ve resmi) görev yapıldığı halde, milletin başına bela olan teröre farklı bir samimiyetsizlikle yaklaşmak bilim hilekârlığıdır.
    Dünyanın hangi ülkesinde ülkenin akademisyenleri ve araştırmacıları olarak kendilerine yükledikleri sorumlulukla terörle aynı anlayış sergilenebilmektedir. İfade edilen bildiriye hangi bilimsellik yüklenebilmiştir. Aile, yaşadığı toplum ve yetiştiği felsefenin hareketi bu bildiride yer bulmuş mudur?

    Kendi milletine katliam yapan “Devlet” nitelendirilirken, kundaktaki bebeklere kadar vahşet uygulayanların caniliklerinin görmezden gelinmesinin, Devletin şefkatinin Hukuk-i haklarla hesap sormasında ki rahatsızlıkları anlaşılamamaktadır.
    Türkiye’nin sahip olduğu varlığına ve mevcut Anayasal niteliklerinin sorgulanması içinde değişik anlayışlarla ortada olan, akademisyen ve araştırmacılara ANAYASAL sorumluluk hatırlatılmalıdır.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim