• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Bakanlık Konumu İle Türkeş

    29.08.2015 16:28
    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Kenan Kuru / köşe yazarı

    63.Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini tek başına kurma yetkisine hiçbir siyasi erk sahip olmamıştır. Konu ile ilgili daha önceki yazılarımızda ve yaptığımız açıklamalarda Hükümetin kurulamaması durumunda Cumhurbaşkanınca nasıl bir çıkış yolu bulunacağı ve tıkanıklık olmaması için geçmişten günümüze Cumhurbaşkanının yetki ve sorumluluğunu gündeme getirerek değerlendirme yapmıştık. Gelinen noktada Koalisyon için Partiler arasında mutabakat sağlanamamıştır. MHP Genel Başkan Yardımcısı görevinde bulunan Tuğrul TÜRKEŞ, “hiçbir şekilde Partisinin olmayacağını bildiği ve MHP ile koalisyonun mümkün olmadığı Hükümette, Bakan olmuştur.” Peki neden? Seçim Hükümetinin Anayasaya göre de nasıl oluşacağını bilerek ve HDP’nın Hükümette görev alacağı açıklamalarını da görerek görev almıştır. Çok kolay bir sorumluluk olmamaktadır. Bakanlık kabinesi açıklanmış ve Hükümette Başbakan Yardımcısı olmuştur. Merhum Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’ın oğlu olan oğul TÜRKEŞ, Babasının geçmişine dikkatleri çekmek sorumluluğundan kurtulamamıştır. Oğul Tuğrul’a Ülkücülüğün, Türk Milliyetçiliğinin ne yaptığını kimin için ve kimlerle nasıl yaptığının değerlendirilmesiyle bakmak gerçekçi bir yaklaşım değildir. Kaldı ki; lider Başbuğ; “Ülkücüler; Siz bembeyaz kâğıt gibisiniz…” tarifi ile yüklediği misyonla, Ülkücü olmanın zor olduğunun öteden beri bilinmesiyle kişiyi dikkate almayacağını ifade eder, Parti kararına uymayarak Yol arkadaşlığının sonlandığı görülen Oğul Tuğrul’u babasının partisinden ihracına neden olan anlayışı karşılığında ona verilen hangi değer daha önemli hale getirebilir? Türk Devlet yönetiminin kısaca geçmişine bakıldığında, Devlet yönetimi için taht kavgalarını görürüz, kardeşler arasında olan bu kavgaları yönetim yeterliliğinde devlet erkânı değerlendirerek yeterliliği olmayanlar için yetki vermeme çalışmalarına tarih şahittir. TBMM’de temsil edilen HDP grup kararıyla Seçim hükümetinde görev alacağını açıklaması sonucu Anayasayı hatırlamış ve haklarına dikkatleri çekmiştir. Eş Genel Başkan ne diyor “Anayasanın tanıdığı hakların takipçisi olacak” Hükümette görev almayı önemli görmüşlerdir Ve Hükümette siyasi parti olarak yer almışlardır. Tıpkı çözüm sürecinde, geçmiş açıklamalarını rafa kaldırdıkları gibi mi? Çocuğuna okulda Türk’üm demesinden rahatsız olan HDP eş Genel Başkanının Bakanlar kurulunda HDP ‘den görev alan Bakanlar bilgisi dışında mı olacakladır. Bilgisi dışında olacaktır diye düşünenlerin hafızalarını su üstüne yazı yazmaya benzetmek gerekecektir. Çocuğuna okulda Türk’üm demesinden rahatsız olan HDP eş Genel Başkanı, Anayasanın ilk dört maddesine ne kadar sadakat göstermektedir. Anayasanın 11.maddesinin bağlayıcılığı ve üstünlüğüne sadık kalacaklar mıdır? Anayasanın tanıdığı haklarla hakkını istemiş olması HDP nin samimi olduğunu doğrular mı? Diğer taraftan kontrolsüz yöneticileriyle Kamuyu ret eden eş il başkanı gibi, yürütme de objektif sorumluluk üstlenilecektir. Anlamak mümkün değildir. Tuğrul TÜRKEŞ, MHP’deki Dış Türk’ler den sorumlu olmuş olduğuna bakıldığında Bakanlık kabinesinde Başbakan Yardımcısı olarak hangi görevi yerine getirecektir. Hukuk-i hakların kullanılması ve hukukun üstünlüğüne inanarak Ülke yönetiminde egemen olan Millet iradesini, Anayasaya sadakati ve tarihi hakikatleri yerine getirmek gerekmektedir.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim