• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917

    Aylan Kurdi’nın Şarkısı

    07.09.2015 09:20
    Hayri YILDIZ / yazar

    Hayri YILDIZ / yazar

    Temel soru şudur:

    Ahlakçı görünüp ahlaksız ikiyüzlüler, iktidar hırsıyla tatmin edilmeyen, çatışan ve kişiliği esir alan güç-para-iktidar bağımlılıklarını bastırma, endişe ya da depresyondan dolayı sıkıntı içinde olanlar, sırf insanları daha çok yönetebileceği için prestij elde etme gibi dış semboller uğruna insanlık yıkımlarına ışık tutan “zayıf karakterli” insanlar mı çözecek geleceğin çocuklarının sorunlarını?

    Bizim yanıtımız: “Hayır, çözemez”dir.

    Yaşama yasaları” bu kişiler tarafından hazırlanıp yönetilenlere bir nevi zorla kabul ettirildiği sürece bu yıkım ve insanlık dramları devam edecektir. Dünyanın gelişmesine oranla, negatif düzeyde karmaşıklaşan insan ilişkilerinin müsebbibi olarak sorumlu olan bu ahlaksızların ve kişilik özürlülerinin çekip gidişini güvence altına alan yaptırımlara geçilmedikçe dünya çocuklarının geleceği, bodrum sahillerinde görüldüğü gibi her zaman yüksek risk altındadır.

    ***

    Evrensel ahlak normlarının temelini çürüten, ahlak bunalımlarının sorumluları olan ve aile mefhumunu yerle bir eden, yıkan, parçalayan da bu kişiler ve kurdukları yapılardır.

    Kurguladıkları stratejilerin gerçekleştirilmesi için yürürlüğe koydukları savaş ortamında çocuk olmak, bombaların nereye düşeceğine aldırmadan sokağa çıkıp oyun oynama isteğidir.

    Çocuk olmak, böyle bir meydan okumadır.

    Ancak bu meydan okumanın riski, farklı yaşam ritüellerinin yaşandığı eğlence merkezlerinin sahillerinde cansız, yüzükoyun yatmak olduğunu nereden bileceklerdi.

    Bir daha misket oynayamaması, kalem tutamaması, resim yapamaması, büyüyüp aşık olduğu vakit sevdiğinin yüzünü görememesi, ellerinin içine alamaması affedilebilir mi?

    ***

    Bu adı konmamış tüm savaşlara lanet olsun, sebebine ne isim, hangi gerekçe verilirse verilsin.

    Geride bıraktığımız sadece son on yılda, 2 milyondan fazla çocuk savaş bölgelerinde öldü.

    4 milyondan fazla çocuk kalıcı olarak sakatlandı.

    Savaş nedeniyle mağdur, kimsesiz, bakıma muhtaç olan çocukların çoğu, tıbbi bakım ve kontrol olmadan ve çoğu zaman da yalnız yaşamaktadır. Bu zaman zarfında bir milyon çocuk yetim kalmıştır. 12 milyon çocuk güvenlik nedeniyle evlerinden ayrı, bunların 1/3’ü ise mülteci kamplarında yaşıyor.

    ***

    Çocuklara işkence ve tecavüz yaygındır. Bu tür vahşetler özellikle etnik kökenli çatışmalarda görülmektedir. Örneğin Ruanda’daki soykırımda sekiz yaşından büyük her kız çocuğuna tecavüz edilmiştir. Kuzey Uganda’da ülkenin silahlı birlikleri, köylere düzenlenen baskınlarda, her seferinde 100’e yakın çocuk kaçırılmış, kaçırılan çocuklardan kız olanlara tecavüz edilip, seks kölesi haline getirilmekte, erkek çocuklar ise işkence yöntemleri sonucu savaşta kullanılacak çocuk askere dönüştürülmektedir. Son Kosova savaşında da benzer örnekler yaşandı.

    Bu işkence ve tecavüzler ölüm, HIV ve benzeri enfeksiyonlar, intihar, aseptik düşükler, kısırlığa varan genital yaralanmalar ve çocukların toplum tarafından dışlanması gibi sorunlar ortaya çıkarmıştır.

    ***

    Evet, bu hazin tablo, ahlaksız ikiyüzlü, iktidar hırsı bağımlıları, alçak düzeyde kişilik yapılarına sahip insan görünümlü vahşi yaratıkların “Şeytani Arşetip Plan” stratejilerinin bir ürünüdür. İnsanlığın karanlık yüzünü, hayvani ve vahşi yönünü temsil ederler.

    Bu aşağılık yaratıklar, petrol ve doğalgazı ucuza, hatta bedavaya mal etmenin peşinde olmuşlar hep. Ama esas şeytani yönleri, egemenlik kurma ve devam ettirme parametreleri olan “iktidar-para- silah” üçlüsüne olan güç bağımlılıklarını tatmin etme amaçlı yıkımlar üretmeleridir.

    Ürettikleri bu yıkımlardan kendi zaman ve mekânlarını koruma maksatlı geçilmez duvarlar örerler. Harabeye çevirdikleri ülkelerden kaçan ve-ne hazindir- örülen bu duvarları aşıp, kendilerince güvenliğe ve mutluluğa koşanların teknelerini de kendilerine bulaşmaması için kendi sahil açıklarında batırırlar. İkiyüzlülüklerini gizlemek için de arada bir tekne kurtarırlar. Onları da, bir aş ve bir barınak çok görülür ve oldum olası geriye, geldikleri o makûs talihlerine gönderirler.

    ***

    Bu acı dramlarını oluşumundaki arka plan dinamiklerine de değinmek, konuya daha da açıklık getirecektir.

    Özellikle Doğu Akdeniz ve Ortadoğu, dünya enerji ve ticaretinin merkezi oluşu, bölgenin ticari güzergâhların ve enerji kaynaklarının denetim altında tutulması ve esasında bölgeyi Türkiye’nin stratejik hedefleri dışında kontrol edilebilir bir alan haline getirme uğraşları, bugünün yeni “paylaşım savaşları”nın temelini oluşturmaktadır.

    Bu insani dramların yaşandığı şu günlerde, İtalyan enerji şirketi ENI, Doğu Akdeniz’in Mısır karasularında 850 milyar metreküp potansiyelli dünyanın en büyük doğalgaz yataklarının var olduğunu açıkladı. Aslında Mursi döneminde de var olduğu bilinen bu rezervlerin, batı patentli askeri darbe ile iş başına getirilen General Sisi yönetiminin kalıcı olması sağlandıktan sonra resmen açıklandı.

    Ve Mursi döneminde, Mısır’daki bu enerji rezervlerinin işletilmesi ve dünyalaştırılması, yani dünya pazarlarına ticarileşmesinin sağlanması amacıyla Türkiye ile hayati öneme sahip ekonomik anlaşmalar yapılmıştı.

    Bunların hiçbir olmadı ve Mısır darbeyle sarsıldı yine o eski karanlık dönemlerine gömülerek. Ve Mısır’da neden darbe yapıldığını çok iyi tahlil eden bizim muhalefetin alkışları arasında.

    ***

    İnsan yaşamı” üzerine ordularını salan ve namlunun ucu kadar dar ufuklu generaller muteber görüldü ve ziyaret edildi.

    Öte yandan tüm enerjilerini, insanlık adına “onur” mücadelesi veren kendi ülke liderlerini de Mursi’nin akıbetine gönderme uğraşında tüketmekteler, başkaca hiçbir siyasi üretimde bulunmaksızın.

    Mısır’daki darbenin esas nedeni, Mursi’nin Türkiye ile tıpkı Kuzey Irak Kürt Yönetimi gibi enerji kaynakları üzerine işbirliği anlaşmaları yapması sonucu olduğunu bir türlü anlayamamaları, kendi siyasi hedeflerinin sadece ahlaksız ikiyüzlülerin, insanlık yıkımlarına sebep olanların ve kurdukları yapılarının vahşi ve hayvani dürtülerini tatmin amaçlı geliştirilen stratejilerine alet olduklarını teyit etmektedir.

    Açık bir ifadeyle, ortak bir tavırla tüm ülke muhalefetinin şimdiye dek görülen tek bir siyasi hedefi vardır, o da şu;

    Beşeri dünyanın ikiyüzlü ve utanç yönünü temsil edenlerin sömürü stratejilerini alt üst eden, kendi ülkesi ve sömürülen tüm dünya halkları adına dünya oligarşizmini karşısına alan ve özellikle Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Kafkasya denkleminde Türkiye lehine gelişen dengeleri koruma amaçlı stratejilerin mimarı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirmeye endeksli olduğudur ve tarih elbet bir gün bu ihaneti yargılayacaktır.

    Ancak yazık değil mi bu günün kayıplarına, onca kaynak israfına, şehit cenazelerinin ardındaki yetim ve öksüz kalan yarının yavrularına, mülteci kamplarında yaşanan dramlara, “doğalgaz” ve “petrol” savaşlarından kaçan ve vatanlarını terk etmek zorunda kalan, korumasız bir şekilde okyanuslara açılan aileler ve nihayetinde cansız bedenleri sahillere vuran “Dünya Çocuklarına

    ***

    Süngü gibi sivri beyinli generaller bilmez, çocukların oyun istediğini;

    Sığınakların onlara dar geldiğini;

    Engin denizlerin, onların yaşam akvaryumu olmadığını…

    Onlar bilmezler de, size ne oldu süngü beyinli “sivil” generaller?

    ***

    Aylan Kurdi’ler için yazılan “Gençlik Şarkısı”ndan bir bölüm;

     

    Uzak dur bütün savaşlardan.

    Kovala bütün çapulcuları.

    Bu dünya bizim, bu bizim şarkımız;

    Hepimizi ezenlere açılmış şu haklı savaş bizim;

    Bırakın mutluluk, sevgi olsun hepimizin.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim