• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242

    Ayakta Tedavi!

    28.08.2013 10:54
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

     

    Bizim milletimizin çok önemli özellikleri yanında bazı eksiklikleri de vardır ki inanılır gibi değildir! Bir kere bizim milletimizin hafızası zayıflatıldı. Hani tabiri caizse “balık hafızalı” derler ya işte tam öyle olduk. Olanı, geçeni, yaşananı hemen unutur, yaşadığımız anda gördüklerimizle amel etmeye başlarız. Bu durum millet olma vasfımızın önemli düşmanlarından biridir. Çünkü unutan, unutulur, geçmişini kaybeden, geleceğini bulamaz!

    Bu unutkanlığın bir örneği de ilçemiz ile ilgili gelişmeleri gözlemleyen değerli insanlarımızın yazılarında da kendisini göstermektedir. Yaşadığı yer olarak köyüne gelip ilçemiz ile ilgili kafa yorup olayları ve olanları yorumlayan değerli insan M.Akif Bal Araklı ile ilgili seri halinde kendine göre tespitlerini yayınladı. Tabii takdir edilecek ve eksikliği varsa tamamlanacak güzel bir çalışma. Ancak Türkiye’nin geldiği noktayı hala anlamadan ve hala inatla devleti bazı kişilerin varlığı ile eşdeğer görüp, onların kızmalarından bile pozitif bir anlam çıkarmak olsa olsa bize ait zorlama bir yaklaşımdır. Araklımıza 27.12.1953 tarihinde çıkarılan 6068 sayılı kanunla birlikte yaşayıp, görev yapan bir dizi insanımız değerli hizmetler yapmışlardır. Onların hiç birinden isimleriyle bahsedilmezken; Araklı hastanemizi yapıp bu hastanede doktor görev yapmadığı için kızan ve hastanenin bu haline üzülen bir insanın kızgınlığını haklı görmeden önce; acaba bu hastanede neden doktorlar çalışmıyor diye bir araştırma yapsak daha iyi olmaz mıydı? Her türlü donanıma haiz, ameliyathaneleri olan, yolu ve çevresi nezih bir hastanede hangi doktor çalışmak istemez ki? Buna rağmen çalışmıyorsa bundan bir sebep yok mudur acaba diye insan bir araştırma yapmaz mı? Bu kişilerin darıltılması durumunda Araklının geleceğinin karartılacağını söylemek nasıl bir mantıktır? Devletimiz bu kadar aciz midir? Kişilerin varlığına mı bağlıdır? Araklı ya hizmet eden ve yatırım yapan herkese saygı borcumuz elbette vardır, ama bu ilçenin dününü de, zor günlerini de geçmişte yapılan değerli çalışmaları ve bu çalışmaları yapan değerli insanları da unutmamak lazım.

    Yoksa bunca gelişmişliğimize rağmen zihinsel dogmalarımıza bu tür yaklaşımlarla esir mi düşmekteyiz!

    Araklı ile ilgili insanlarımızın uzun yılların araştırma ve yerinde incelemelerine dayanan iki adet eser yayınlanmışken; bunlardan hiç bahsetmeyerek emeğe saygısızlık edercesine bu alanda çalışma yapılması lazım geldiğini ileri sürmek “Amerika’yı yeniden keşfetmek gibi beyhude bir yaklaşım değil midir? “Her yönüyle Araklı Tarihi” ve “Resimlerle Araklı” eserleri hemen her Araklılı da mevcutken ve Araklı kütüphanesinde bulunurken sayın yazarımızın bu çalışmalardan hiç mi haberi olmamış! Ya da bu çalışmaları yetersiz bulmuşsa, yeterli olanı ortaya çıkarmak için hangi gayretleri sarf etmiş doğrusu bilmek isteriz! Türkiye’nin hiçbir yerinde yapılmayan çalışma olan “Araklı’dan Şehitlerimiz” CD sini sayın yazarımız nasıl seyretmemiş. Araklının sosyal ve kültürel dokusunu inceleyen ve gelişmesine katkıda bulunan “Hoş Seda dergisini” nasıl okumamış. Araklımızda bir okulumuzun Milli Eğitim Bakanlığımızca; Türkiye’nin en çok kitap okuyan okulu seçilmesinin anlamını nasıl kavrayamamış. Bu da yetmez aynı okulumuzun bu çalışmasının dünyaca tescili için “Guinnes Rekorlar Merkezince” projesinin kabul edildiğinden sayın yazarımızın neden haberi olmamış? Ve sayın yazarımız son on yılın Trabzon da Üniversitelere öğrenci yerleştirme birincisi olan Araklıdaki bir okulun eğitime katkısını nasıl görememiş ve takdir etmeyi gerekli bulmamış. Renkleriyle Araklıyı tam temsil edemediği kanaati yaygın olan Araklı vakfından bahsederken bu eksikliğinden söz etmeyi neden gerekli görmemiş?

    Buradan sormak isterim, açık ve dobra dobra, çok az bir kısmını yazdığım ve Araklı ile ilgili zamanında yapılan çok değerli çalışmalar ve bu çalışmaları yapan insanlar; unutulmuş mu, ihmal mi edilmiş yoksa ne? Bu ahde vefasızlık değil midir? Araklı bu günlere yürüyerek mi geldi?

    Bu yazdıklarım hem bir eleştiri, hem bir takdir ve hem de bir sitemdir, ilgilisine!

    Ayakta tedavi ile ameliyatlık hastalar şifa bulmaz bilelim!

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    yaşar
    30 Ağustos 2013 Cuma 09:56
    09:56
    Araklı denilince benim aklıma eskiden beri anadolu öğretmen lisesi ve onun artık tarihte kalmış " deliler" den olan müdürü gelir. Ve o deli adam hala deliliklerine devam ediyor.Bene kendisine sabır ve güç diliyorum. Bu memleketin onlara ihtiyacı var yalakalara değil.
    176.42.254.196
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim