• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    Avrupa’nın Yeni Politikası: Türk-islam Karşıtlığı

    Avrupa’nın Yeni Politikası: Türk-islam Karşıtlığı
    13.03.2017 15:38
    AB ülkelerindeki merkez partileri birliğin geleceğini koruyabilmek için Türk-İslam karşıtlığı yapmaya başladı.

    AB ülkelerindeki merkez partileri birliğin geleceğini koruyabilmek için Türk-İslam karşıtlığı yapmaya başladı.

    66 yıllık geçmişi bulunan Avrupa Birliğinden İngiltere'nin çıkışı, Hollanda, Fransa, İtalya, Yunanistan ve diğer birçok ülkede birlik karşıtı siyaset ile oylarını arttıran partilerin yükselişe geçmesini engellemek isteyen merkez partileri birliğin geleceğini koruyabilmek için Türk-İslam karşıtlığı yapmaya başladı. 2017 yılında AB'nin üç önemli ülkesi Hollanda, Fransa ve Almanya'da genel seçimler yapılacak. Seçimlerde hem birlik hem de kıtayla ilişki içerisinde olan ülkeler için oldukça önem arz ediyor. Bu seçimlerin kazananı AB'nin geleceğini belirleyecek.

    İLK SINAV HOLLANDA'DA

    Çarşamba günü Hollanda'da yapılacak olan genel seçimler, AB için ilk sınav niteliğinde olacak. Aşırı sağın Hollanda'daki yüzünü Geert Wilders oluşturuyor. İslam karşıtı söylemleriyle bilinen Wilders ülkesinin AB'den ayrılması gerektiğini savunuyor. Aşırı sağcı Geert Wilders'in partisi Özgürlük Partisi (PVV) ile Başbakan Mark Rutte'nin merkez sağ oluşumu Özgürlük ve Demokrasi için Halkın Partisi (VVD) öne çıksa da arada çok büyük bir fark bulunmuyor.

    WILDERS'İN PARTİSİNİN SEÇİMLERDEN ZAFERLE ÇIKMASI BEKLENİYOR

    Son anketlere göre, İslam karşıtı söylemleriyle tabanına hitap eden Wilders'in partisinin seçimlerden zaferle çıkması bekleniyor. Çıkmasa bile bu söylemlerle bile oy toplaması Hollanda için bir kara leke. AB için ise sonun başlangıcı "Nexrit" anlamını taşıyor. Aşırı sağcı Özgürlük Partisi, seçimden ikinci parti olarak da çıksa Hollanda Parlamentosu'ndaki 150 koltuğun 24'ünü garantilemiş olacak. Bu da Wilders'ın Hollanda'nın gelecekteki siyasetinde oldukça söz sahibi olacağını gösteriyor.

    Hollanda'nın ve AB'nin geleceği, belirleyecek 15 Mart seçimleri için ırkçı Geert Wilders, camilerin kapatılacağını Kur'an-ı Kerim'in yasaklanacağını, mültecileri ülkesine almayacağını, var olanları sınır dışı edeceğini açıkça ifade ederek oy toplayabiliyor. Bunu gören merkez partileri, Wilders gibi aşırı söylemleri dile getiremiyorlarsa da Türk ve Türkiye düşmanlığında Wilders'le yarışa girdiler. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağının inişine izin verilmemesi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın maruz kaldığı muamelenin arkasında, Başbakan Mark Rutte'nin partisinin ırkçı Wilders'in partisinde birkaç puan daha önde seçimden çıkması yatıyor.

    HOLLANDA GENELİNDE 500 BİNE YAKIN TÜRK VATANDAŞI YAŞIYOR

    "Ülkenizin sorunlarını Hollanda'yı taşıyarak kamu düzenimizi bozmayın" deniliyorsa da Türk Bakanların Hollanda'daki vatandaşlarla buluşmayı engelleyen yetkililerden ziyade Hollanda polisi oldu. Türk bakanlarının gelişine Hollandalıların herhangi bir tepkisi olmadı.

    17 milyon nüfusa sahip olan Hollanda'da 12 milyon seçmen bulunuyor. 2010 seçimlerinde 8 milyon seçmen sandığa gitti. Hollanda genelinde 500 bine yakın Türk vatandaşı yaşıyor ve 260 bini çifte vatandaş. Çarşamba günü yapılacak genel seçimlerde 251 bin 689 Türk kökenli Hollanda'da oy kullanabilecek.

    (Mehmet Koca / İHA)

    Kaynak: Haber Kaynağı

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim