• BIST 108.641
  • Altın 156,955
  • Dolar 3,8808
  • Euro 4,5950

    ATATÜRK MELAMİ MİYDİ? ( 2)

    17.06.2017 10:08
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

    Bir önceki yazımızda; Mustafa Kemal ve Melamilik hakkında kısaca bilgiler vermiştik. Bu yazımızda ise bizleri böyle düşünmeye sevk eden olay ve belgeleri inceleyeceğiz. Takdir okuyuculara aittir. Onun için aşağıdaki bilgileri dikkatlice okuyup düşünmenizi öneriyorum!

    Bu konuda;

    1) Yunanlı kaynaklar Zübeyde Hanım'ın “Selanik Mevlihanesi” ile yakın bağları olduğuna kişisel tanıklık ediyor. Yani Mustafa Kemal’in anne ve baba tarafı bu tarikatla yakından ilgilidir. Özellikle Balkan Türklerinde Melamiliğin yaygın olduğu bilinen bir gerçek olması bu iddiayı doğrular niteliktedir.

    2) Mim Kemal Öke'nin yayınladığı bir mektup var. Bu mektubu 18 Mayıs 1911 tarihinde Mustafa Kemal’in Abdülkerim Paşa'ya Gelibolu'dan göndermiş. Mektubunda Mustafa Kemal, kendisini : 'Selanik Meydan dedesi, bu fakir Kemal “Selanik Fakir Meydan Dedesi” ifadesi, Melamiliğin, Mevleviliğin Şems kolunu işaret eder ve Abdülkerim Paşa'yı da “Kutbül-aktap” (Tasavvufta en büyük veli anlamına geliyor) olarak adlandırıyor.

    3) Mustafa Kemal Nutukta, Abdülkerim Paşa ile telgraflaşır. Bu telgraflaşma 27/28 Eylül, gece yarısından önce saat 23.00′te başlayıp sabah saat 07.30′a kadar tam sekiz buçuk saat sürer. Şifreli olan bu telgraflarda Osmanlı Genel Kurmayı Tuğgenerali olan Abdülkerim Paşa, Mustafa Kemal’e ''kutb'ul aktap'' yani ''kutupların kutbu'' diye sesleniyor. Askeri emir komuta zincirinde böyle bir hitap şekli sizce de biraz tuhaf değil mi? Ayrıca Abdülkerim Paşa Mustafa Kemal’e : “Memleketin geçirmekte olduğu nazik ve pek önemli karışık devreyi Allah’ın lütfu ile kolayca aydınlığa çıkartırız. Bunun için de Allah’ın keremi ve nurdan yaratılmış kurtarıcı emellerinizin gönül mürşidi” diyor.

    4) Gazeteci Soner Yalçın : ‘Atatürk’ün mezarı klasik İslam sanatına uygun yapılmamıştır. Melami usulüne uygun bir mezardır. Çünkü Anıtkabirdeki naaşta ayak ve baş taşı olmadığı gibi isimde yoktur’ demektedir..

    5) Mehmet Serhan kütüphane müdürlüğünden emekli olmuş bir Melami halifesidir. Babası gençliğinde Mustafa Kemal’in tam sekiz sene koruma müdürlüğünü yapmış bir polis memurudur. Daha sonra Mustafa Kemal’in ölümüyle istifa etmiştir. Mehmet Serhan, babasının da kendisi gibi bir Melami olduğunu, babasının : “Mustafa Kemal’in korumalarını şeyh çocuklarından seçtiğini” ifade ediyor

    6) Bazı kaynaklar Arabacı İsmail Efendi Hazretleri (Melami Şeyhi) : "Atatürk benim tasarrufum altındadır, benim suretimdir; ona kimse dokunamaz” dediğini ve Mustafa Kemal’in asker olmayan bu adamla Ulus meydanında karşılaşınca ona askeri selam verdiğini belirtmektedir!

    7) Ahmet ibni Seyyid Muhammed Şerif Sunisi Mustafa Kemal’in Trablusgarp savaşında tanıştığı Libyalı peygamber efendimizin soyundan gelen muhterem bir zattır. Bu kişi Kurtuluş Savaşımıza katılmak için Anadolu’ya gelmiş ve Mustafa Kemal ile defalarca yüz yüze veya telgrafla görüşmüş bir mücahittir. Şeyh Ahmed Sünusi Ulu Camiinde verdiği hutbe de: “Ey Anadolu’nun kahraman İslam mücahitleri! Siz olmasaydınız bina-ı İslam yıkılırdı. Siz bugün Kur’an’ı yaşatıyorsunuz. Her tarafınızı düşman sarmışken hiçbir şeyden yılmayarak gaza meydanlarında can veriyor, İslam’ı müdafaa ediyorsunuz. Bu ne büyük şereftir. Siz yalnız değilsiniz. Yüzlerce milyon Müslüman gözelerini size dikmiştir. Sizin düşmana göğüs gererek metanet göstermeniz bütün İslam âleminde bir uyanış yaratmıştır. Her tarafta Müslüman milletler kımıldıyor, istiklallerini müdafaa ediyor, üzerlerindeki zulüm ve küfür kâbusunu atmaya çalışıyor. Siz İslam’ın gözbebeğisiniz, siz Allah’ın tevkifine mazhar bir Milletsiniz. Muhakkak galibiyet İslam’ındır, fetih ve zafer yakındır…’’ demişti.

    Bu zat bir gün bir rüya görürü ve Şeyh Sunusi, rüyasında Peygamberimizi gördüğünü, elini öpmek istediğini, peygamber efendimizin kendisine sol elini uzattığını. Bunun üzerine “Neden Ya Resulullah” diye sorduğunu ve Peygamberimiz şu cevabı verdiğini belirtiyor:

    “Sağ elimi Ankara’da Mustafa Kemal’e uzattım!”

    Sonucu bir sonraki yazımızda paylaşmak dileğiyle;

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Mustafa Efendioğlu
    18 Haziran 2017 00:45
    İzninizle l. Bölümü paylaştım. Tarih portalinde kayıtlı pek çok bilim insanı yazınızı destekler nitelikte ilaveler yapmışlar. Bu bölümüde paylaşmak istiyorum. Teşekkür ederim
    178.245.84.121
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim