• BIST 84.208
  • Altın 147,417
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596

    Asil Millet Köklü Devlet

    11.10.2016 14:40
    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Türk Milleti, içeride, dışarıdan desteklenen terörün alçakça saldırılarıyla bağrı yanık olarak şehit vermektedir. Milletin hizmetinde olan TÜRKAV adına da, Türk milletine başsağlığı diliyoruz. Rusya’nın Ortadoğu’daki hedefi nedir? Sorusu ile Ortadoğu’nun tarihi değerlerine bakmak önemli görülmektedir. Birleşmiş milletler genel kurulunda, Rusya’nın vetosuna rağmen, Venezuela’nın ret oyu verdiği, Çin ve Angola’nın çekimser kaldığı oylamada Rusya’nın vetosu nedeniyle bir kez daha bloke edildiği görülmüştür. Esed yönetiminin illegal eylemlerine son vermesini sağlamak için, BM üyesi ülkelerce hazırlanan BMGK tasarılarını Rusya beşinci kez veto etmiştir. Bu coğrafyada, dünden bu güne, ideali ve hasebi olanların tarihi sicillerinin değerlendirilmesi halinde ileriye bakış daha gerçekçi olacaktır. Kısaca; Türkiye Güneydoğu sınırlarındaki Arap ülkelerindeki yerli halkın işbirliğini sağlamak, Fransa ile tarihi geçmişe bakmak, Irak sınırında ise, İngilizleri uğraştıracak sınır olayları çıkarmak gibi, değerlendirmelerin yapıldığı tarihte görülmüştür. Ortadoğu’da, bağımsız devletler olarak, yönetimlerinin kararlarını, bağımsız ülke kararları olarak dikkate almayanlar, coğrafyada huzurun sağlanmasından dem vuramazlar. Ortadoğu’daki alınan kararlar yerli halkın istekleriyle örtüşmediği de görülmektedir. Bu coğrafyadaki Devlet Başkanları, Irak, Suriye gibi kendi yönetim iradesini batıya teslim ettiklerinden, halkla, yönetimin birleştiriciliği olmamaktadır. Selçuklu Hükümdarlarının adlarının hâkim oldukları bölgede hutbelerde, Halifenin onayı ile Bağdat’ta okunması sonucu bu kişi meşru Sultan olurdu. Müslüman halkta İslam hukukuna göre onu Sultan tanır ve halk arasında itibar görürdü. Tarihten bu güne, Ortadoğu’da, Türk devlet yönetimi, adil ve hakkaniyeti sağlamıştır. Bu coğrafyada, Türklerin, adil ve hakkaniyetle ortada olan yönetimine karşı Arap Milliyetçiliğini 19.y.y. yoğunlaştıranlar Osmanlı- Türk devletini yıkmak ve parçalamak için her türlü yolu denememişler midir? Osmanlı-Türklerinin İslami gerilettiğini ortaya atan batı, Arapların hilafeti ve İslami kurtarmaya davet etmek istekleri ne kadar anlaşılmıştır? Fesat tohumlarıyla olumsuz propaganda yapan batının görülmüş olduğunun bilinmesine rağmen, bu gün değişen nedir? Avrupa’nın güçlü ülkelerinin hedefi bu gün aynı değil midir? İçinde bulunulan yüzyılda da yaşanılan problemleri, asıl millet ve köklü devlet geleneğinin önemli yerine sahip Türk milleti aşacaktır. Batının, Vicdandan yoksun olarak ortada olan değerlendirmelerle huzurun sağlanması çabası mümkün değildir.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim