• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021

    Alemsin Hocam!

    08.06.2014 15:26
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

    Nasrettin hocamız esasında çoklarının zannettiği gibi boş, avare gezen bir insan değil; devrinin âlim kişilerinden biriydi. Anadolu insanının günlük yaşantılarında karşılaştığı güçlükleri aşmasında ona kendi doğallığı ve düşünce dünyası içinde pratik çözümler sunan ve bunu yaparken de insanları güldürmeyi başaran bir üslup ustasıydı. Kalkınmış ülkelerin felsefi ve sosyolojik temellerini atan ünlü batılı filozof ve felsefecilerin onlarca cilt kitabında anlatmaya çalıştığı meramını, birkaç sade cümle ile ifade eden, ancak o birkaç cümleyi filozofça ele alırsan birkaç kitap doluluğunda değeri olan anlatımların ustasıydı. Eşeğini “tersinden binme” figürüyle tanınan üstadımız bu duruşuyla da çağımız insanına; aydınlanma çağının insanlarının söylediği “ empati yapma” yanı olaylara tersinden bakma alışkanlığını en güzel şekilde kazandırmanın duruşunu yapmışta, biz onu gerçekten eşeğini ters binmiş cahil insan olarak algılamışız. Aslında kimin akıllı, kimin cahil olduğunu çağın gelişmeleri bize daha güzel anlatmaktadır.

    Hoca bir gün; önüne konulan kuru samanı yemek istemeyen ve illede yeşil ot isteyen eşeğine, açlıktan ölmesin diye bir iyilik yapmak ister. Hepimizin çocukluğundan hatırlayacağı ve mahalle bakkallarında satılan plastik gözlükler vardır. Bu gözlüklerin yeşil olanlarından bir tane alır ve açlıktan semerini taşıyamaz durumda görülen eşeğinin gözüne takar. Ardından kuru samanı tekrar önüne koyar. Kuru samanı beğenmediği için günlerdir ağzından lokma geçmeyen hocanın eşeği büyük bir iştahla gözlükler gözüne takıldıktan sonra samanını yemeye başlar. Durumu takip eden hoca eşeğin yeşil gözlükle yemediği kuru samanlarını büyük bir iştahla yemesinden son derece keyif alır ve kısa bir süre sonra semizleşecek eşeğiyle daha iyi işler yapacağının hayaline dalar.

    Hocanın burada da günümüz insanına müthiş bir mesajı vardır. Özellikle de bizlere çok güzel anlatımı var. Toplumu meydana getiren insanlar olarak bizler ya gözlük takan veya gözlük takılan konumda olduğumuzu anlamakta ve anlatmakta zorlanıyoruz. Dış dünya, yaptığımız işlere bir anlam veremeyip; hocanın eşeği gibi kışın yeşil niyetine kuru saman yiyişimize gülüp geçiyorsa da bizler bunu önemsemiyoruz. Neden? Çünkü gözlerimizde mensup olduğumuz partilerin, cemiyetlerin, cemaatlerin, derneklerin, gurupların büyük bir özenle taktığı yeşil gözlükler var. Bu gözlüklerin Nasrettin hocanın taktığı gözlüklerden önemli bir farkı var ki o da; çerçevelerinin altından olması! Yatarken her akşam çıkarıp yatağımız yanında tuttuğumuz bu gözlüklerimizi sabah kalkınca hemen gözümüze takıp güne başlamayı ibadet sayıyoruz ve kuru samanları yeşil ot yerine yemeye büyük bir iştahla devam ediyoruz!

    Peki, ne olacak bu yeşil gözlüklü milletin sonu derseniz onu da söyleyelim: Hocanın eşeği yeşil gördüğü için fazlaca yediğinden dolayı semizleyemeden maalesef ölür. Biz ise büyük millet, büyük devlet tafraları ve alkışları ile sanki hayal kırıklığına doğru sürükleniyoruz!

    Kıssadan hisse; anlayabilenlere arz olunur!


     

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim