• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196

    Akıllıya Her Gün Bayram

    08.07.2016 18:44
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    Acısıyla tatlısıyla bir bayramı daha geride bıraktık.

    Aslında başımıza ve dünyanın başına emperyalist, kolonyalist, siyonist, narsist, sadist devletler tarafından musallat edilen terör olmasa bayramlar daha da tatlı olacak. İnşallah acısız bayramlar da göreceğiz.

    Bu vesileyle bayramı buruk yaşayan bütün şehit yakınlarını saygı ve hürmetle selamlıyorum.

    Tabi bayramlar tatlı olsun derken Ramazandan bihaber cahillerin dediği gibi şeker bayramı değil, Ramazan bayramıdır bayramımızın adı, böyle bilinsin.

    Maksatlı olarak şeker bayramı kavramını kullanlar da umarım gereksiz inatlarından vaz geçerler.

    Bayram; dini ve milli açıdan önemi olan ve bir arada kutlanan önemli gün-günler olarak tanımlanıyor.

    İslam’da bayram ise yukarıda söz edilenlerin yanında yakınlaşma, barışma, duygudaş olma gibi anlamlar da içeriyor.

    Peki öyle mi gerçekten?

    Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan Türkiye vatandaşlarının bayramdam ne anladığını merak ediyor musunuz?

    Ya da bayramda neler yaptığını, neler yaşadığını merak eden buna tanık olan var mı?

    Bayramın tanımından, Kur’an ve sünnetten hareketle kendini sorgulayan var mı bu özel günler için?

    Bayramın ikinci günü Ordu ilimizden basına yansıyan bir haber metnini isimleri saklayarak sizlerle paylaşmak istiyorum. Gelin beraber okuyalım:

    Ordu’nun Altınordu İlçesi’nde 60 yaşındaki bir kişi, babalarından kalan fındık bahçesinin paylaşımı konusunda aralarında tartışma çıkınca 75 yaşındaki ağabeyini, yengesini, çocuklarını ve torununu av tüfeği ile vurup öldürdü. Katliam yapan kişi aynı silahla intihar ederken, olay anında diğer odada bulunan iki çocuğun ise silah sesleri ve feryatlar nedeniyle şok geçirdikleri öğrenildi.

    Gidilen yer ağabeyin, gardaşın, karındaşın evi. Gitme nedeni bayramlaşma, yakınlaşma, hemhal olma, duygudaş olma.

    Sonrasında olanlara bakar mısınız?

    Kan donduran olay bu işte.

    Bu bir istisna diyenler olabilir ancak bu olayı istisnayla açıklamak asla mümkün değildir.

    Biz kendimizi düzeltmedikçe bizi düzeltecek kimse yok, bunu biliyoruz.

    Kendimizi nasıl düzelteceğiz?

    Konumuz bayram olduğu için bayramları vesile ederek kendimizi düzeltmeye başlayabiliriz.

    Ne zaman başlayacağız?

    Yakın akrabalardan başlamak üzere muhtaçlara yardımda bulunmak,

    İnsanlara tebessüm etmek,

    Şık giyinmek,

    Elden geldiğince hasta ziyareti yapmak,

    Küs olduklarımızla barışmak, küskünleri barıştırmak,

    Çocuklara hediyeler vererek onları sevindirmek.

    Cemil Meriç ‘İyiliği karşılık bekleyerek yapan tefecidir’ der.

    Karşılık beklemeden insanlara ya da bütün canlılara iyilik yapmak çok mu zor?

    Ya da bunları yapmak için bayramları beklemek şart mıdır?

    Her günü bayram tadında yaşamak, çevresine pozitif enerji yaymak, bulunduğu ortama değer katmak insan için çok mu zordur.

    Karşılıklı sohbet eder gibi içimi dökmek istedim.

    Kalın sağlıcakla.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Vedat Milor
    09 Temmuz 2016 12:01
    Hep şikayet hep şikayet. Elinizei tutan mı var? 15 yıl oldu. Milletin her şeyine sahip olup yönettiniz. Nerde yanlış var? Bulamadınız mı? Hınk deyicilerden tevil makamlarından, soldan çakma İslamcılardan, paralel tarlalarda büyüyüp şimdi onlara düşmanlık yapanlardan kurtulunca. Yani sizin arkadaşlarınızdan.
    46.196.227.90
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim