• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
    • KASIMPAŞA
    • 0
    • TRABZONSPOR
    • 1
    • MAÇ SONU

    Ak Parti'nin Çözüm Süreciyle Başlayan İsyan!

    12.10.2014 23:30
    Ömer Arslan / Yazar

    Ömer Arslan / Yazar

    Dört Yıl önce Polis Akademisi'nde temelleri atılan, bugüne kadar altı yedi kez ismi değiştirilen ,sonunda barış ve çözüm süreci altında halkımıza empoze edilen PKK açılımı, sonunda Kobani bahane edilerek isyana dönüştü.Bunun böyle olacağı belliydi.Çünkü PKK militanları geçmişte Güvenlik Güçlerimizin etkin takibi sonucu dağlarda kaçacak yer arardılar.Şehirlerin yakınına dahi yanaşamazdılar.Son yıllarda çıkarılan yasalarla Güvenlik Güçlerinin eli kolu bağlandı.Katil Oçalan istiyor diye PKK ile mücadele eden tüm Güvenlik Güçleri tutuklanarak ceza evlerine konuldu.İçeriye atılan vatan hainleri, çözüm süreci sekteye uğramasın diye PKK ve KCK militanları tek tek içeriden çıkarıldı.Terör örgütleri Şehirlere silahları ile birlikte yerleşti.Hükümetin silahları ile birlikte sınır dışına çıkacak dediği terörüsler,( PKK lılar) daha çok silahlandılar,daha çok örgütlerine militan topladılar.

    Doğu Anadolu da devlet hâkimiyeti zayıflatılarak, hâkimiyet PKK nın eline geçmesine göz yumuldu. Ardından da Esad rejimi yıkılmalıdır diye de Suriye’deki yanlış politikalar sonucunda Ülkemize 2.5 milyon Suriyeli alındı. 4.5 milyar$ halkın parası onlara harcandı. Esad düşsün diye IŞİD diye bir başka terör örgütü kuruldu. Sonunda da Komani olayları bahane edilerek PKK Ülkede isyan başlattı. Yine Hükümet ülkeyi yangın yerine çeviren bölücülere ise oldukça musahamalı davranarak, onların yakıp yıkmak, her tarafı talan etmelerine göz yumdu. Esnafın canına okuyan terör örgütüne ise olayları seyreden güvenlik güçleri müdahale bile etmedi. Artık Halk çaresiz kalınca can ve mal güvenliğini korumak kendilerine düştü. Hâlbuki gezi olayları, devlete karşı bir kalkışma olmamasına rağmen, tüm AKP vekiller ve yandaş basın gece gündüz ağza alınamayacak ağır ve argo lafları aylarca söylendiler ve yazdılar. Güvenlik Güçleri ağır bir şekilde müdahalede bulundu. Fakat olay çıkaran PKK militanları olunca ağızlara sanki kilitler vuruldu. İster istemez akla şu soru geliyor. Hükümeti eleştirmenin karşılığı, Polis copu, kurşun veya yoğun biber gazı ile boyalı su, ardından hapishane. San ki, Vatana karşı olmak veya bölücülük yapmak, yakıp yıkmak ise serbest. Kısaca hükümete karşı eylem yapmak yasak, vatanı bölmeye çalışmak, yakmak yıkmak serbest.

    DEVLET HİÇ BU KADAR ACİZ KALMAMIŞTI!

    Olayların önünü alamayan AKP Hükümeti birçok ilde sokağa çıkma yasağı ilan ederken, bu uygulamanın da çare olmadığı görüldü. Zira Çözüm Süreci boyunca çok iyi yapılanan  terör örgütü yandaşları sokağa çıkma yasağını deldi ve kamu binalarına zarar vermeye devam etti.

    Son yaşanan olaylar AKP Hükümeti'nin ülkeyi yönetme konusunda ne kadar aciz olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Terör örgütü PKK yandaşları sadece Doğu ve Güneydoğu'da değil, başta İstanbul ve İzmir olmak üzere birçok şehirde sokakları savaş alanına çevirdiler. Bütün ülkeyi yakıp yıkmaya başladılar.

    KCK operasyonları ile çöken şehir içindeki networklerini yeniden yapılandıran ve sözde "Çözüm Süreci"ni fırsat bilip iyice güçlenen terör örgütü KCK-PKK Kobani’deki olayları bahane ederek, Ülkenin bir çok şehrinde güç denemesi yaptı.

    Doğu Anadolu da yürütülen çözüm süreci altında Terör Örgütleri, önce Türkçe konuşmayı, sonra Valilikleri, Kaymakamlıkları, Polis Merkezlerini, Askeri tesisleri, Okullarımızı yakıp yıkacaklarını, Kutsal Bayrağımızı indirip yakacaklarını, arkasındanda top yekûn isyana kalkacaklarını daha önce bir yazımda yazmıştım. Hâlbuki ben gaipten haber verici gibi bir yeteneğim yoktu. Ancak yıllarca terör örgütüne verilen tavizlerin, çözüm süreci altında PKK nın artık şehirlere silahları ile birlikte yerleştikleri, Polis ve güvenlik güçlerinin eli kolu bağlanmasının sonucunun er geç bu şekilde olacağı ortadaydı. Ülkemizin her tarafı vatan hainleri tarafından ateşe verildi. Bu olaylarda PKK nın ne kadar sorumluluğu varsa, en az AKP nin de o kadar sorumluluğu vardır. PKK ya bu kadar taviz verilmese idi,Güvenlik güçlerinin önü kesilmese idi,Terör örgütü dağlardan şehre inemezdi.Bugünkü isyanlar yaşanmazdı.

    İŞTE SON OLAYLARIN BİLANÇOSU

    38 ölü,3 bin işyeri, 260 kamu binası, 190 banka, 80 siyasî parti binası, 556 araç ile 30 özel yurt ve dernek yakıldı. Okul ve dershaneler de saldırılardan nasibini aldı.

    Ancak geçen süre içinde Hükümetin, vatandaşların can ve mal güvenliğini kamu binalarını dahi korumada bile aciz kaldığını ortaya koydu. TARİH BU AZİZ TÜRK MİLLETİNE BU KÖTÜLÜĞÜ YAPANLARDAN ER GEÇ HESAP SORACAKTIR.. 

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    hasan t.
    04 Kasım 2014 Salı 11:21
    11:21
    işler kötüye gidiyor galiba bu işe çözüm bulmak lazım önce doğuyu bir disiplin altına al sonra doğuyu çözümle sonra maaş adaleti sağla kazanç adaleti sağla, oy için vatnadaşı vatandaştan ayırma devletin harcamalarını lüksünü kıs düzelme başlar.
    188.226.214.23
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim