• BIST 106.926
  • Altın 151,266
  • Dolar 3,6716
  • Euro 4,3392

    Abdestin Sırları

    24.07.2012 14:42
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

    Düşüncenin de bir enerji olduğu bu gün bilim adamlarınca açıklanmaktadır.

    Canlı ve cansız tüm varlıkların bölünebilen en küçük parçasının atom olduğunu biliyoruz. İlim ilerledikçe atomunda altında daha küçük parçaların varlığı belirlenmiş.

    Atom altı bu parçacıklara ''foton'' deniliyor. Atoma kadar,yer çekimi ve merkezkaç kuvvetler gibi tüm kimyasal ve fiziksel oluşumlar fizik kanunlarına tabi oluyor ve kontrol edilebiliyor.

     Fakat çok enteresandır ki;  atom altı parçacıklar, yani fotonlar fizik kurallarına tabi değildir. Aynı anda burada, binlerce kilometre uzakta veya yine aynı anda her yerde.

    İşte Kuantum konusun düşünce alanına uygulanması burada başlıyor. Çünkü düşünce enerjisi bu foton parçacıklarından oluşmaktadır.

    Şimdi burada duralım ve konunun bir başka yönüne gelelim: İnsan bedeni her an‘’ statik elektrik ‘’ üretmektedir. Tabii haliyle ve özellikle sevinç, üzüntü, heyecan, stres gibi günlük duygu dalgalanmalarında bu elektrik üretimi 5-10 kat daha fazla olabilmektedir. Üretilen bu statik elektrik insanın dış yüzeyinde, yani teninde birikiyor.

     Ayrıca tüm canlı ve cansız cisimlerin dış yüzeylerinde de statik elektrik yükü var ve insan günlük yaşantısında bunlarla el ve vücudu ile temasında da elektrik yükü alıyor ve statik elektrik birikimi artıyor. Bu birikim çepeçevre tüm vücudumuzu yani tenimizi zırh gibi kaplıyor.

    Defedilemez ve aktarılamaz ise insana huzursuzluk, sıkıntı ve rahatsızlık verir. Bu statik elektrik yükü vücuttan atılmadan insanın rahat etmesi mümkün değildir. Yaşar ama her an huzursuzdur ve depresif hareketlerin kontrolü altında kalır. Bu elektrik yükünün vücuttan mutlaka atılması gerekir, ama nasıl?

    Elbette ki iletken maddelere temas edilerek vücutta bulunan bu elektrik yükünün atılması mümkün olur.

    Elektriğe karşı en iletken maddelerin başında bildiğimiz gibi su gelir. İnsan banyo yapınca bu yük suya aktarılıyor.

    İşte insanın duş ve banyo sonrası büyük rahatlık duyması bu yüzdendir. Bir de biliyorsunuz, çıplak ayakla toprağa basıldığında da bu yük toprağa aktarılabiliyor. Bazı psikolojik rahatsızlıklarda doktorlar hastalarının çıplak ayakla toprakta gezinmelerini önerirler.

     Bu pratik ve seri etki gösteren bir tedavi yöntemidir. Hani çoğu kez söyleniriz; yahu aylar oldu toprağa basamadım! Neden böyle bir isteğimiz vardır? Bilmeden de olsa toprağa basmanın bizleri rahatlattığını anlarız da ondan.

    Şimdi sıkı durun gelelim abdestin sırrına! İbadet bir takım şekilsel hareketlerin yanında aslında düşünseldir.

    Düşünce de yukarıda belirttiğimiz gibi bir enerjidir. Beyinde oluşan düşünce enerjisi, abdest alarak beyin gücünün artırılmasıyla daha etkili sonuç verebilecektir. İşte insan vücudunun dış yüzeyinde günlük aktiviteler sonucu oluşan statik elektrik yükü bu iletişime ve düşünce enerjisinin ilgili yerlere iletilmesinde engel oluyor ve güçlük çıkarıyor. İşte abdestin gerçek sebebi budur. Namazdan önce abdest alınması ile insanın vücudundaki bu statik elektrik yükü boşaltılarak iletişim kanalları açılmış oluyor ve insan Namaz ibadeti ile yaratıcısının huzuruna çıktığında O’nunla iletişim kurmasına fiziki bir engel kalmıyor.

    Boy abdesti yani gusülde de gerekçe aynıdır. Cinsel bir aktiviteden de insanın aşırı bir statik elektrikle yüklenmesi olağandır. Bu elektrik yükü de yıkanmak yani gusül abdesti almakla atılacaktır.

    Şimdi gelelim bu söylediklerimizin doğruluğunun ispatına:

     Abdestin alternatifi nedir? Yani su bulunmama halinde abdest gereği nasıl yerine getirilecektir? Teyemmümle,yani insanın ellerini toprağa vurarak bir takım hareketler yapmasıyla.Bildiğimiz gibi toprak da iletkenliği nedeni ile suya alternatiftir.

    İşte bu sebepten dolayı su bulunmadığı zamaneller toprağa vurularak teyemmüm edilir yani statik elektrik toprağa verilir. Dikkat edelim burada amaç temizlik öncelikli değildir.

    Kâinatın bütün nimetleri kendisine ikram edilen ey insanoğlu; hala görmeyecek misin, duymayacak mısın, bilmeyecek misin ki yaratılmışların en şereflisi sensin, sana verilen değere hala layık olmayacak mısın? Yaratıcıyla her an iletişim içinde olabilmek için hala abdestsiz gezmeye devam mı edeceksin

    Kaynak: Sınır Ötesi Yayınlarından,” DİN VE BEYİN”. Yazarı Osmangazi Üniversitesi Nöroloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. GAZİ ÖZDEMİR. Gazi Hoca, bu eserinde insanın yapısına yaratılıştan konulan din olgusunu tıbbın Nöroloji bilim dalı ve Kur’an esasları içinde inceliyor. Kur’an ile konulan İslam Dini esaslarını inanılmaz bir gerçeklik ve bilimsellikle açıklıyor. İşte abdestin gerçek sırları bu eserde teferruatıyla anlatılmıştır. Bu eserin herkes tarafından mutlaka okunması temenni ve tavsiyemizdir.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Atakan
    26 Temmuz 2012 Perşembe 10:27
    Abdestin aslı vucudu temizlemek değil!
    Hocamız çok önemli bir konuya değinmiş. Eğer abdest aslı itibariyle toz topraktan temizlenmek için olsaydı su olmadığında teyemmüm emredilmezdi. Demekki gerçekten vucutta biriken aşırı elektrik yükünün boşaltılarak beyni takviye etmeye yönelik bir çalışma abdest almak. Böyle önemli gerçeklere değindiğinden ötürü Hasan hocama çok teşekkür ediyorum.
    188.59.22.196
    ÖĞRETMEN HARUN
    25 Temmuz 2012 Çarşamba 11:00
    akıl fikir meselesi
    Sayın Hocam din adamı olmadığı halde böylesi içerikli bir yazıyı kaleme alarak ilahiyatçılara örnek olur diye düşünüyorum.
    Yanlış değilsem bir Ayeti Kerimede "onların gözleri vardır gerçekleri görmezler,kulakları vardır duymazlar" diye devam eder Rabbımızın öğütleri.
    Böylesi güzel anlamlı konuların sözlü hitaplar ile çeşitli yollarla halka vaaz edilmesi ne kadar güzel olur.
    Selamlarımla.
    88.250.148.142
    ofli aziz hocaaa
    24 Temmuz 2012 Salı 18:22
    hocam sağolasınnn
    çok şık oldu bilimsel odu.....bunu inaçsıuzların beynine sokmak lazım....
    78.166.131.214
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim