• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936

    40 TRİLYONLUK YATIRIM BÖYLE Mİ YÖNETİLİR

    02.09.2012 18:32
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

     

    İnanılır gibi değil, eski Sovyetler birliğinin uygulamalarının bir gün 21. Asır Türkiye’sinde uygulanacağını söyleseler inanmazdık! ,

    Renkli camlar, birbirine kalın kablolar ile elektrik verilmiş paslı demirleri insanların gözüne girecek gibi dışarda kalmış şekilsiz, ruhsuz konteyner iki büro, içlerinde çalışanları siz görmüyorsunuz ama onlar sizi görüyor. Kendinizi bir acayip hissediyorsunuz.

    Değişikliği ve başka bir ülkeye gidecek olmanın heyecanını daha başlangıçta kaybediyorsunuz. Neden, çünkü gümrükten çıkıp karşı tarafa geçmeniz için sırada beklemeniz gerekli. Ne kadar diye sormayın, ne zaman sıra gelirse o zaman girersiniz.

    Akşam olmuş, canınız sıkılmış, heyecanınız sönmüş kimin umurunda. Ne bir soran var ne de bir görevli ve de düzen. Neresi diye merak ettinizse söyleyeyim; Sarp Sınır Kapımız!

    Daha yakın bir geçmişte çok ilkel durumda olup devletimize yakışmayan bu gümrük kapımız; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından tam 40 trilyona yeniden ve modern bir proje ile yapılarak devletimize hediye edilmişti.

    Bir Azerbaycan yolculuğumuzda bu kapıdan ilk geçtiğimizde karşı tarafın yani Gürcistan tarafının gümrüğünün perişanlığını görünce doğrusu bizim yeni gümrük kapımızla gururlanmıştım. Arada dağlar kadar fark vardı çünkü. Yeni yapılan bizim Sarp Gümrük kapımız son derece modern gösterişli ve işlerde yolunda görülüyordu.

    Buna rağmen kısa bir bekleme süresinde tespit ettiğim eksiklikleri o zamanki Gümrük müdürümüz ile paylaşmıştım. Sıkıntının o zamandan başladığını söyleyebilirim. Çünkü TOBB tarafından bunca harcama yapılarak devlete hediye edilen gümrük kapısında gerekli sevk ve idareyi yapacak yeterli eleman bulunmamasından yakınmıştı müdürümüz.

    Böyle olunca etraf çer-çöple doluyor, araçlar uzun kuyruklar oluşturuyor ve kavgaların ardı arkası gelmiyordu. Buna inanamamıştım doğrusu. Bunca emek bunca masraf sayıları bir elin parmaklarını geçmeyecek görevli eksikliğinden bu hale getirilebilir mi diye”! Nitekim yakın bir zamanda “Gümrük ve Ticaret Bakanı” Sayın Hayati Yazıcı da şikâyetler üzerine bu kapıyı denetlemiş ve yetersiz olan ve de kalan elemanları da masa başında bilgisayarda fal bakarken yakalamış durum basına aktarılmıştı. Sadece eleman eksikliğine bağlanamayacak bu durum elbette ki bu müessesenin yönetim kademesinin beceriksizliği ile de yakından ilgilidir.

    Bildiğimiz bütün duaları okuyarak sabahın 8.30 unda girdiğimiz sıradan ancak saat 10 sıralarında karşı tarafın gümrüğüne ulaşabildik.

    Gayet modern ve camdan şeffaf bürolarda sizi karşılayan ve 8-10 saniyeden fazla bekletmeden bir yönetim becerisiyle karşılaştık.

    Evet, abartmıyorum süre bu kadar. Bekleyenlerin sayısına göre bu süre tabi ki değişebilir, ama çıkışta da aynı sürede bu kapıdan bizim tarafımıza geçince anladım ki bizde çok sıkıntı varmış. Yan yana dizilmiş modern, yeterli sayıda gümrük bürosu ve çeşitli levhalar ile ışıklandırılmış ve yönlendirilmiş bir gümrük alanı. Hayret ediyorsunuz. Bunlar daha dün trafik ışıklarını öcü olarak görüp acaba KGB bu acayip ışıklara bakmamıza müsaade eder mi korkusuyla yaşayan insanlardı! Ne oldu da bu kadar kısa sürede durum tersine döndü?

    Bu içler acısı duruma bir de dönüşte sırada bekleyen insanların kavgası karışınca; bizim dostlarımızla günübirlik gidip; dünyanın ikinci zenginliğine sahip “Batum Botanik bahçesini” gezmemizin güzelliği tabiri caizse kursağımızda kaldı.

    Birde anlayamadığım bir şey oldu. Gürcistan dönüşü bizi karşılayan Türk görevlilerin bürolarının camları renkliydi. Yani biz onları göremiyorduk ama onlar bizi görüyorlardı. Hangi sivri zekâlının ne gerekçe ile böyle bir uygulama yaptırdığını doğrusu merak ediyorum. Bunu karşı taraf yapsa derdik ki; onlar diktatör bir sistemden demokrasiye doğru geçişte bazı zorluklar yaşıyorlar. Peki, bizim uygulamamız için acaba ne denilebilir?

     Bu kapıdan birde Rusya ve Kafkaslara hatta Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine kadar ülkemizin önemli bir ihracat yaptığını da düşünürseniz bu hantallığın ve beceriksizliğin içinde mutlaka bir “hinliğin” olduğunu düşünürsünüz! Çünkü başka şekilde olması mümkün değildir.

    Şahsen ben bir eğitimciyim ama buranın istenilen şekilde, hızlı, çağdaş, insanımıza güven verici bir hizmet anlayışına ulaşması için en fazla iki aylık süreyi bile fazla bulurum!

    Bize yakışmıyor, beceriksizliklerimiz ile insanlara eziyet hakkımızın olmadığını bilelim. Gurubumuzdan herkes şunu söyledi; Bir daha buradan geçmek mi? Asla gitmeyiz dediler. Kim bilir yetkililer Gürcistan’a gitmenin engellenmesi için başka bir yol bulamayınca böyle bir uygulamayı da uygun görmüş olabilirler!

    Ne diyelim,günahı yetkili ve görevlilerin başına derler!

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    aydın kaba
    03 Eylül 2012 Pazartesi 19:34
    Diyet borcu
    İşe göre adamı bulup görevin başına getirmek her çağdaş ülkede olan bir durumdur.Bizde ise seçimlerden sonraki diyet borcu vazgeçilmeyen bir unsurdur.Lakin o görevleri alan yada görevleri verenler aldıkları yada verdikleri parada tüyü bitmemiş yetimin hakkı olduğunu unutmamalı.Saygılar sayın hocam siz değerli tespitlerinizi yapmaya devam edin belki üzerine vazife alan çıkar.
    78.184.134.124
    Bilal KERİM
    03 Eylül 2012 Pazartesi 09:22
    ÇOK DOĞRU-2-
    Devletimizin diğer kurumlarında da hizmet için değil günü kurtarmak, maddi kazanç sağlamak için bir şekilde koltukları sahiplenmiş insanlar bulunmaktadır. "İşin ehline verilmesi" sözünü ne çabuk unutan işimize geldiğinde hatırlayan bir millet olmuşuz.
    Hocam saygılar sunuyorum.
    212.175.222.97
    Bilal KERİM
    03 Eylül 2012 Pazartesi 09:20
    ÇOK DOĞRU
    Sayın Hocam, öncelikle sizleri canı gönülden tebrik ederim. Sizler gibi çok değerli hocalarımızın, önemli konuları gündeme taşımanız ülkemiz için bir hizmettir. Yıllarca en önemli ve ulvi görevler yaparak bu ülke için insanlar yetiştiriyorsunuz. Sizleri örnek olan herkes bu vatana kuşkusuz hizmet eder. Maalesef sizler gibi hocalarımız ve yöneticilerimiz ülkemizde çok hem de çok az sayıda.
    212.175.222.97
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim